KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/9032 E., 2012/21843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 842-109
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Davacı Kurum avukatının tüm, davalı avukatının ise aşağıda belirtilen temyiz itirazları dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir, geçici iş göremezlik gideri ve tedavi gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
05.09.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya, sol ön kol kırığı nedeniyle, Kurum tarafından sürekli iş göremezlik oranının % 10,1 olarak belirlendiği ve bu belirleme üzerine, 17.04.2007 tahsis onay tarihli gelir bağlama kararı ile gelir bağlandığı anlaşılmaktadır. Davalı işveren tarafından, sürekli iş göremezlik oranına itiraz edildiği halde, bu konuda bir inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanunun 109. maddesinde (2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur.Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp başka sağlık kurumlar tarafından inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2010 gün ve 10-390/449 sayılı kararında da belirtildiği şekilde, çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gereklidir.
Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporları arasındaki belirgin çelişki, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak raporla giderildikten sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, isabetsizdir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9032, K. 2012/21843, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama