KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/9115 E., 2012/21865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 559-334
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri gereğince davalı işverenden rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 20.09.2007 tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamına alınarak tescil edilen davalıya ait işyerinde çalışmaya başlayan sigortalının 09.10.2007 günü iş kazası geçirmesi üzerine, hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenerek 10.10.2007 tarihinde davalı Kuruma verildiği belirgindir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “çalıştırılan sigortalıları bildirme” başlığını taşıyan 9. maddesinde, işverenin çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlü olduğu belirtildikten sonra,
inşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç (1) ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgelerinin de süresi içinde verilmiş sayılacağı açıklanmış olup, inceleme konusu davada, anılan düzenleme karşısında davalı inşaat işyerinden sigortalıya ait bildirgenin süresinde verildiği belirgin bulunmakla, söz konusu Kanunun yalnızca 26. maddesine göre uygulama yapılması gerekirken,
mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, davalının rücu alacağından 26. maddeyle birlikte 10. madde gereğince de sorumluluğu yönünde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik ödenekleri tutarlarının maddi hataya dayalı olarak karıştırılması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9115, K. 2012/21865, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama