KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/9346 E., 2012/14399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 577-143
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabul kısmen reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan SGK Başkanlığı vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79.maddesidir.
Davacının, Türkiye Futbol Federasyonundan gelen bilgiye göre, davalılardan ... işyerinde süresi içinde Kuruma verilen 11.11.1988 başlangıç tarihli işe giriş bildirgesi ile 31.05.1989 tarihi arasında profesyonel futbolcu olarak çalıştığı, sonrasında 01.06.1989 tarihinden itibaren ...
Spor Kulübünde çalıştığı, ancak bu işyerinden verilen işe giriş bildirgesi ile 27.07.1990 tarihinden başladığının Kuruma bildirildiği, 27.11.1992 tarihine kadar da çalıştığı, 27.11.1992 tarihinden itibaren 31.05.1995 tarihine kadar ...... Spor Kulübünde, 01.08.1995 tarihinden 15.11.1999 tarihine kadar dönemler halinde ...Spor Kulübünde çalıştığı anlaşıldığına göre mahkemenin ...Spor Kulübünde geçen çalışmaların tespitine ilişkin kabul hükmünde 506 sayılı Yasanın 79/10.
Maddesinde düzenlenen hak düşürücü süreyi değerlendirmemiş olması isabetsizdir.
506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi “Yönetmelikte tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak ispatlayabilirler.” hükmünü getirmiştir.
Anılan Kanunun 79/10. maddesi “ Yönetmelikle tespit edilen belgelerden” söz etmektedir. Maddenin yollama yaptığı Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği, prim belgelerinin yanında işe giriş bildirgesini de düzenlemiştir.
Yönetmelikle tespit edilen belgeler kapsamında işe giriş bildirgesinin verilmesi karşısında ise, bildirgede öngörülen işe başlama tarihinden sonrası için hak düşürücü süreden bahsedilemez. Ne var ki, işe giriş bildirgesinin de yine Kanunda öngörülen hak düşürücü süre dahilinde Kuruma verilmesi gereği açıktır. Zira hak düşürücü sürenin geçirilmesi hakkın özünü ortadan kaldırdığından; bu sürenin geçirilmesinden sonra işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi ya da primlerin ödenmesinin; hak düşürücü süreyi yeniden canlandırması mümkün değildir.
Yine, aynı işverenin değişik işyerlerinde çalışmanın ara vermeksizin sürekli biçimde mevcudiyeti halinde, hak düşürücü süre, sigortalının işverene ait son işyerinden ayrıldığı yılın sonundan başlar.Anılan işyerinden ayrıldıktan sonra ara vererek işverenin diğer işyerine girmiş ise, önceki işyeri bakımından hak düşürücü süre işler. Hak düşürücü sürenin her iş veren yönünden ayrı ayrı hesaplanması gereği açıktır.
Yukarıdaki bilgiler ışığı altında; ...Spor Kulübünde geçen ve mahkemenin kabulünde olan hizmet tespiti isteminin, hak düşürücü süre kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun, usulünce yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9346, K. 2012/14399, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama