KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/9628 E., 2012/15798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 418-235
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği davanın kabülüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan Kurum vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine;
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74’üncü maddesinde.
Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasında “istemle bağlılık” ilkesi egemendir.
Somut olayda; davacı, dava dilekçesinde açıkça “21.05.2000 ile 31.12.2003 dönemi içerisinde kesintisiz çalıştığı iddiası ile kuruma eksik bildirilen çalışmalarının (2002 yılı eksik bildirilen 60 gün, 2003 yılı eksik bildirilen 54 gün olmak üzere) tespitine” karar verilmesini talep etmesine karşın.
Mahkemece, davacının talebi hakkında bir karar vermek gerekirken, taleple bağlılık ilkesini ihlal ederek, davacı açıkça 01.01.2003-31.12.2003 tarihleri arası eksik bildirilen 54 günün tespitini talep etmesine karşın, belirtilen dönemde 56 güne hükmolunması, ayrıca talep olmamasına rağmen 01.01.2004-30.06.2004 arası eksik bildirilen 40 gün ile 01.01.2007-28.02.2007 tarihleri arasında eksik bildirilen 33 günün tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. Maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9628, K. 2012/15798, 21 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama