KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/10089 E., 2013/6388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan masraf ve ödemelerin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı yanın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi uyarınca sorumluluk, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, “İşverenin sorumluluğu” başlığını taşıyan 26’ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, işverenin rücu alacağından sorumluluğu, ancak kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılabilir bir davranışının varlığı halinde olanaklıdır. Başka bir anlatımla, işverenin yalnızca, fıkrada öngörülen sınırlı sayıdaki durumlarda sorumluluğu söz konusudur.
Davada somutlaşan olayda, davalı işyeri nezdinde çalışan sigortalının da aralarında bulunduğu toplu iş kazası sonucunda bir kişinin vefat ettiği, birden fazla kişinin yaralandığı, sigortalı tarafından açılan tazminat davasında davalı işverene % 100 kusur verildiği,işbu davada da davalı işverenin aynı oranla kusurlu bulunduğu, ancak bilirkişi raporunun sonuç bölümünde bu kusurun % 1 er olmak üzere toplamda % 3 ünün ceza dosyasında mahkum olan sanıklara ait olduğunun bildirildiği, mahkemece de davalının % 97 kusuru karşılığı miktara hükmedildiği görülmüştür. Mahkemece, davalı işverenin oluşa uygun bulunan kusur raporuna göre meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu gözetilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/10089, K. 2013/6388, 1 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama