KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/10365 E., 2012/12857 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 112-79
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Hükmü, tarafların avukatlarının temyiz etmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle ... Ltd. Şti. olması gereken davalı isminin eksik yazımına ilişkin yanlışlığın, HMK. 304. madde uyarınca mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davalı avukatının tüm, davacı avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Kanunun 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere” ibareleri, Anayasa Mahkemesi’nin 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas, 2006/106 Karar numaralı kararı ile iptal edilmiş olup, Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması zorunludur.
İptal kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara göre Kurumun yaptığı masraf ve ödemeler ile ilk peşin değerin % 20 si oranında haksız taleple açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince artışlara ilişkin kısmen reddine karar verilmesinde, sorumluluğu bulunmadığı halde;
davacı Kurumun davada artışlara ilişkin haksız çıkan taraf olarak nitelenip buna ilişkin vekalet ücreti ile sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu durumun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/10365, K. 2012/12857, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama