KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/10671 E., 2012/13614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 315-1133
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Dava, bir günlük sigortalı çalışmanın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne ve davacının 01.10.1982 tarihinde bir gün süreyle çalıştığı ve sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1982 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davalıya ait işyerinde 01.10.1982 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespiti istemine ilişkin olan davada, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait işyerinde, 01.10.1982 tarihinde işe girdiğini bildiren içeren işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve süresinde intikal ettiği anlaşılmaktadır.Davacıya ait sigorta hizmet cetveline göre, daha sonra başka işyerlerinde geçen 3.208 günlük sigortalı çalışması olmakla birlikte, bu işyerinden hiç bildirim yapılmadığı, dönem bordrolarında ise, isminin bulunmaması nedeniyle, sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, işe giriş bildirgesi üzerindeki sigorta sicil numarasının 1982 yılına ait serilerden olup olmadığı araştırılmalı ve işe giriş bildirgesi altındaki sigortalıya atfen atılan imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda yöntemince bilirkişi raporu alınmalı, dönem bordroları celbedilerek dönem bordrosu çalışanlarının beyanlarına başvurulmalı, komşu işyeri sahip ve çalışanları araştırılmalı, varsa, çalışmayı bilebilecek durumda olan başka davacı tanıklarının da çalışmaya ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmalıdır.
Kabule göre, 506 sayılı Yasa'nın geçici 54. maddesine göre, 01.04.1981 tarihinden önce sigortalılık tescili bulunmayanların malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası yönünden sigorta başlangıcı 18 yaşının ikmaliyle başlayacağının gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/10671, K. 2012/13614, 9 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama