KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/10741 E., 2012/13380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 574-149
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Davacı, Bağ-Kur sigortalılığını ve yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işlemlerinin iptaliyle, iptale konu sigortalılığın geçerliliğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, Tuhafiyeciler Odası kaydının usulsüzlüğü iddiasıyla iptal edilen 22.03.1985-31.12.1989 ve 21.10.1990-31.12.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun; mümkün olmadığı takdirde, isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin ve 01.07.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti ile yaşlılık aylığı yönünden davanın reddine karar verilmiş, prim ödemeleri nedeniyle ödeme tarihi itibarıyla isteğe bağlı sigortalılığın tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda; davacının, 01.01.1990-20.10.1990 tarihleri arasında çiçekçilik faaliyetinden dolayı vergi kaydı bulunduğu, 1999 yılında Kurum'a ibraz edilen İB formuna göre, 01.08.1978-31.03.1979 tarihleri arasında tuhafiyecilikten dolayı vergi kaydı bulunduğu, 01.08.1978-31.12.1990 tarihleri arasında tuhafiyeciler odası kaydı bulunduğu, tescilinin, önce, 01.01.1990 itibarıyla yapıldığı, daha sonra, 22.03.1985-31.12.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul edildiği, 1992 affından yararlandığı, daha sonra 1999 yılında prim ödediği anlaşılmakta olup, mahkemenin hükmü, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bağ-Kur sigortalılığı için asıl olan, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaktır.Sosyal güvenlik hakkı Anayasamızda düzenlenmiş olup, bu hak ve yükümlülüklerden kaçınılamaz ve vazgeçilemez olması, bu nedenle de, iş bu tür davaların, kamusal niteliği gözetilerek, gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından kanıtlar resen ve özenle toplanması gerekir.
O halde, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2006/19334 soruşturma dosyasını getirterek ceza davası açılıp açılmadığı araştırılmalı, anılan ceza dosyası içerisinde, davacının ikrara yönelik beyanları, ekspertiz raporları, kriminal incelemeler, usulsüz kayda dair tespitler v.s ceza dosyasıyla birlikte getirtilerek dosya içerisine konulup incelenmeli; kurum işlemine esas raporun, davacıya ilişkin saptamaları ve ikrara yönelik tespit ve beyanları içerir tüm kayıt -belgeler celbedilmeli; böylece, davacının, 1479 sayılı Yasanın 24.maddesi çerçevesinde, geçerli bir sigortalığın bulunup bulunmadığı usulünce araştırılıp, varılacak sonuca göre, bir karar verilmesi gerekir.
İhtilaf konusu dönemin tümünde veya bir bölümünde zorunlu sigortalılık şartlarının bulunmadığı sonucuna varıldığı takdirde, prim ödemelerinin sigortalılık süresine yönelik prim borçları için yapılıp yapılmadığı belirlenerek, davalı Kurumun kabul ettiği sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçları dışında davacının ödediği primlerin, primin ödendiği tarihten itibaren karşıladığı süre kadar, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gereği irdelenerek, varılacak sonuca göre karara verilmesi gerekirken, izah edilen hususlar gözetilmeksizin verilen hüküm, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/10741, K. 2012/13380, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama