KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/11438 E., 2012/14221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 308-36
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Dava, malullük aylığı bağlanmasına dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanunun 109. maddesinde (2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde) hükme bağlanmıştır.Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp başka sağlık kurumları tarafından inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir.
Somut olayda, 26.12.2006 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporunda davacının çalışma gücünde 2/3 oranında bir kayıp bulunmadığı; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 04.02.2011 tarihli raporunda, davacının meslekte kazanma güç kaybının 23.06.2005 tarihi itibariyle % 76 olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2010 gün ve 10-390 / 449 sayılı kararında da belirtildiği şekilde, çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gereklidir.
Eldeki davada; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasındaki belirgin çelişki; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak raporla giderildikten sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre, infazda tereddüte neden olmayacak şekilde karar verilmelidir.
2-)Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun 29. maddesinde düzenlenen malullük aylığı bağlanması için gereken "yazılı istek tarihi itibarı ile prim ve hertürlü borçların ödenmiş olması" şartının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurumun vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/11438, K. 2012/14221, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama