KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/11570 E., 2012/11415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 80-460
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Dava, yersiz çekildiği iddia edilen yaşlılık aylıklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosya içeriğinde bulunan nüfus kayıtlarına göre; davalılardan ...’ın dava tarihinden çok önce 08.09.1989 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 38’inci maddesi dava ehliyeti hususunda Medeni Kanuna yollama yapmıştır. Türk Medeni Kanunu da davada taraf ehliyetini medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış, 8 ve 28’inci maddelerinde gerçek kişilerin taraf ehliyetini taşıdığını ve ölümle bu ehliyetin sona ereceğini düzenlemiştir.
Bu durumda; ölüm ile kişilik hakları son bulduğundan, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi 04.05.1978 gün 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere; ölü kişinin mirasçılarına davayı yöneltmek suretiyle davanın yürütülmesi veya ıslah yolu ile de davaya devam edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Davanın bu sebeple anılan davalı yönünden reddine karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi,
2- Dava, yaşlılık aylığı almakta iken 18.11.2000 tarihinde ölen sigortalının ölümünden sonraki tarihlerde de aylıklarının (banka kartı vasıtasıyla) çekilmeye devam edilmesi nedeniyle, aylıkların sigortalının mirasçısı olan davalılardan tahsili istemine yöneliktir.
Doğal olarak banka kartının hayatta iken sigortalının yanında bulunması, öldükten sonra da birlikte oturan mirasçılarının eline geçmesi asıldır. Bu durumda davada ispat yükünün ölümünden önce sigortalıyla birlikte oturan kişiye ait olduğunda kuşkuya düşülmemelidir. O nedenle davalıdan sigortalının sağlığında bu konumda yaşamış olan mirasçının tespitiyle, sigortalıya ait bankamatik kartına sahip olmadığını inandırıcı delillerle kanıtlamasına olanak verilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak inceleme ve araştırmayla bir sonuca varılması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Öte yandan, karar verilirken hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden hükmolunan miktar itibariyle Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu bozma sonrası yapılacak yargılama sırasında gözetilmelidir.
O halde, davalılardan Adile Oskan vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/11570, K. 2012/11415, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama