KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/11576 E., 2012/15423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 541-30
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde 09.08.2004-14.05.2005 tarihleri arasında geçen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın 5510 sayılı Kanunun 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7. maddesi hükmü gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak her türden kanıtın toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Ücret miktarı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 288. maddesindeki sınırları aşıyorsa, hüküm altına alınabilmesi için yazılı delil ile ispatlanması gerekir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür.
(Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/21-249 Esas, 291 Karar sayılı kararları) Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaksızın, davacının asgari ücretin üzerinde ücret ile çalışmasının tespitine karar vermiş olması, öte yandan; davalı Kurumun 5502 sayılı Yasanın 36. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu nazara alınmaksızın, yargılama giderlerine dahil edilen harç ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/11576, K. 2012/15423, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama