KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/11810 E., 2013/24287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/169-2012/219
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 04.06.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalı işçi Murat Altunkanat’ın hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 26/1’inci maddesi uyarınca davalı işverenden rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı işverene ait “M/V Cedit 4” adlı kuru yük gemisine 01.06.2008 tarihinde Ukrayna’nın Kherson limanında hayvan yemi olarak kullanılan 1600 ton kuru küspe yüklendiği, aynı gün bozulmaması için satıcı firma tarafından küspenin ilaçlandığı, ilacın çok zehirli olduğu belirtilerek ambar kapaklarının bir süre açılmamasının istendiği, gemide yağcı olarak çalışmakta olan sigortalının kamarasının ambara bitişik olduğu, geminin yükleme limanın ayrılarak Türkiye’ye yola çıktığı, sigortalının 03.06.2008 tarihinde rahatsızlanarak 04.06.2008 tarihinde öldüğü, yapılan otopsi ve bu kapsamdaki tahliller sonucunda zehirlenme sonucunda öldüğünün belirlendiği, kamarasında sonradan yapılan ölçümlerde de tehlikeli miktarda zehre rastlandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, “...ambara bitişik olan kamarada kaldığı sırada zehirden etkilenmesi üzerine, daha güvenli bir alana çekilmediği veya ilaçlamanın etkisini kaybedeceği zaman süreci boyunca kamarada kalmaması gerektiği, yetkililerden güvenli bir alanda kalmasının sağlanması talebinde bulunmadığı... kamarada kalmaya devam ettiği...” gerekçesiyle sigortalıya %20 kusur izafe eden bilirkişi kusur raporu esas alınmış ise de; anılan kusur raporu iş kazasının oluşuna uygun değildir.
Zira sigortalının kaldığı kamaranın pencerelerinin kaynaklanmış olması nedeniyle kamarayı havalandırması ve kamaraya zehir sızdığını anlaması mümkün olmadığı gibi, zehirlenmesinin ardından kendi iradesiyle kamarada kalmaya devam ettiğine dair herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı işverenin iş kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, açıklanan maddi olgular nazara alınmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile oluşa uygun olmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/11810, K. 2013/24287, 13 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama