İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/12157 K.2013/20188

Davacı, borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı ile davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine…

Esas2012/12157Karar2013/20188Tarih5 Kasım 2013Okuma4 dk · 763 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/12157 E., 2013/20188 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

763 kelime·4 dk okuma

Davacı, borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı ile davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava sonucu itibariyle 6183 sayılı Kanun kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine 7 gün içerisinde itiraz edilmediğinden bahisle borç zimmetinde sayılarak davacı 3. şahıs aleyhine Sosyal Sigortalar Kurumunca düzenlenip tebliğ olunan ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

Kurum, dava dışı işveren limitet şirketin 2007/11-2010/3. aylara ait toplam 188.605,10 TL prim borcu nedeniyle, haciz bildirisi düzenleyip 29.06.2010 tarihinde davacı şirkete tebliğ etmiş, davacı şirket de 07.07.2010 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurarak 06.07.2010 tarihi itibariyle dava dışı borçlu limitet şirketin kendilerinden 8.607,34 TL alacağı olduğunu bildirmiş ve anılan tutarı da 09.07.2010 tarihinde Kuruma yatırmıştır.

Kurum, aynı tarih olan 09.07.2010 tarihli ve toplam 189.123,40 TL bedelli 9 ayrı ödeme emri düzenleyerek davacı şirkete 15.07.2010 tarihinde tebliğ etmiştir.

Davacı şirket, süresinde ve 20.07.2010 tarihinde açtığı eldeki dava ile ödeme emirlerinin iptali ve Kuruma 189.123,40 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiş ve davadan bir gün sonra 21.07.2010 tarihinde de ödeme emirlerine konu 189.123,40 TL tutarı ihtirazi kayıtla tamamen ödeyip, 16.03.2012 tarihli beyan dilekçesiyle de menfi tespit talebini istirdat talebine çevirip 189.123,40 TL’nin ödeme tarihi olan 21.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.

Hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda; davacı şirketin kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, davacı şirketin haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 29.06.2010 tarihi itibariyle prim borçlusu limitet şirkete 12.685,20 TL, ödeme emrinin tebliğ edildiği 15.07.2010 tarihi itibariyle ise 27.995,58 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, rapora göre ve ödeme emrinin tebliğ

edildiği tutar olan 27.995,58 TL alacağı toplam ödemeden mahsup ederek, bakiye 161.127,82 TL’nin ödeme tarihinden yasal faiziyle davalı Kurumdan tahsiline karar vermiştir.

6183 sayılı Kanunun “3.şahıslardaki menkul malların alacak ve hakların haczi” başlığını taşıyan 79. maddesi hükmüne göre; kamu borçlusunun 3.şahıslardaki anılan madde kapsamına giren menkul mal, alacak ve haklarının haczine ilişkin bildirime (haciz ihbarnamesine) karşı 3.şahıs tarafından 7 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde mal elinde, borç zimmetinde kalmış sayılacak ve 3.şahıs bu Kanun hükümleri çevresinde takibata tabi tutulacaktır.

3. şahsın bu Kanun hükümleri çevresinde takibata tabi tutulması ise; zimmetinde sayılan borç nedeniyle 3.şahıs hakkında, 6183 sayılı Kanunun 54 ve devamı maddelerindeki “cebren tahsil ve takip esasları”na ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerekli kılmaktadır.

Bu bağlamda 3.şahsa karşı zimmetinde sayılan bu borçtan dolayı cebren tahsile geçmeden önce anılan Kanunun 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının “ödeme emri”nin tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması Kanuna aykırıdır.

Somut olayda da; Kurum borçlusunun prim ve fer’ilerinden oluşan borcundan dolayı 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine karşı davacı 3.şahıs şirket, 7 günlük yasal süre içerisinde Kuruma itirazda bulunmadığından borç zimmetinde sayılıp, bu borçtan dolayı aleyhine ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmiştir.

Davanın yasal dayanaklarından bulunan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi hükmüne göre de kendisine ödeme emri tebliğ olunan kamu borçlusu tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde açacağı iptal davasında “böyle bir borcu olmadığı” nedenine dayanabilir. Kamu borçlusunun bu davada, hukuken ve maddeten böyle bir borcu olmadığını kanıtlayarak ödeme emrini iptal ettirmesi mümkündür.

6183 sayılı Kanunun 79. maddesi hükmünde öngörüldüğü üzere yasal sürede itiraz edilmemesi nedeniyle haciz ihbarnamesinin kesinleşerek hacze konu borcun 3.şahsın zimmetinde sayılması takip hukuku kapsamında bir kesinleşme olup bu durumun; özellikle 6183 sayılı Kanunda, İcra İflas Kanununun 72. maddesine muadil bir hüküm bulunmadığı bir başka ifade ile menfi tespit davası açılmasına yasaca cevaz verilmediği olgusu gözetildiğinde; ödeme emrine itiraz kapsamında İş Mahkemesinde açılacak bir davada 3.şahsın maddi hukuk anlamında borçlu olmadığını kanıtlamasına yasal engel teşkil etmeyeceği söz götürmez.

Hal böyle olunca 3.şahsın 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi hükmüne göre Kurum aleyhine açacağı ödeme emrinin iptali davasında Kurum borçlusuna karşı borcu olmadığını ya da malın yed’inde bulunmadığını iddia ve ispat etmesi mümkündür.

Hal böyle olunca; somut olayda, davacı 3.kişide, Kurum borçlusu işveren limitet şirketin alacağı bulunup bulunmadığı haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de ödeme tarihinin 21.07.2010 tarihi olmasına rağmen, karar yerinde bu tarihin 15.07.2010 tarihi olarak gösterilmesi isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı avukatı ile davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/12157, K. 2013/20188, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12157
Karar No
2013/20188
Tarih
5 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/12158 K.2013/16901
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/12166 K.2013/16904
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/12168 K.2013/16902
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/12170 K.2013/34307
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/12174 K.2013/15091
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/12175 K.2013/27995

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.