KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/12304 E., 2012/14624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1412-327
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Dava, davacı limited şirketin prim borçlarının tahsili için yürütülen takip kapsamında şirkete ait gayrimenkulün kıymet takdirine itirazla, kıymetinin belirlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Çekişmeli yargıda, kural olarak “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91 ila 95. maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen bir hak niteliğindeki feragat, davacının istem sonucundan vazgeçmesi olup, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Geçerliliği için davalının rızasına veya mahkemenin kabulüne gerek olmayıp, bu konudaki tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir.
Mahkemece, yalnızca, feragatin gerçekten anılan anlamı içerip içermediğinin ve yasal yönteme uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve koşullar gerçekleşmişse, feragat nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. Diğer taraftan, davacı tarafından feragat bildirimi yapıldıktan sonra mahkemece henüz buna dayalı olarak karar verilmemiş olsa da, feragatten dönülemez.
Davacının bu tür durumlarda, hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilme veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilme hak ve olanağı bulunmaktadır. Feragatin kesin hüküm oluşturma etkisi maddi anlamdadır ve feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamaz.
Ayrıca, feragat ile, dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden ve koşula bağlı hüküm verilemeyeceğinden, koşullu feragat geçersiz olduğu gibi, davacının istem sonucunun bir kısmından vazgeçmesi (kısmî feragat) durumunda, davanın feragat edilmeyen bölümü yönünden yargılamaya devam edilmesi zorunludur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; mahkemece, son karar verilip, davalı Kurum vekilince temyiz yoluna başvurulduktan sonra, davacı şirket adına 31.05.2011 tarihinde dilekçe ile Mahkemesine başvurularak davadan feragat edildiği görülmüşse de, feragatın şirketi temsil yetkisini haiz kişi tarafından yapılması gerektiğinden, bu konu da araştırılarak, anılan vazgeçme bildirimi irdelendikten sonra, elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz başvurusu kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/12304, K. 2012/14624, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama