KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/12550 E., 2012/11745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 96-29
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Davacı, birleşen davada, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalıya yapılan yardımların, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi gereğince davalıdan tahsiline karar verilmesini, asıl davada ise, ilk rücu davasında talep edilmeyen kusur farkı ve artışlar sonucu oluşan Kurum zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle birleşen davada verilen kararın onanması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın (ikinci rücu) kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dairemizin 14.03.2011 tarih ve 12685-3381 sayılı ilamında, birleşen rücu davasında mahkemece verilen kabul kararına yönelik bir onama hükmünün olmaması karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasasının 297. maddesinin 2. fıkrasındaki “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” yönündeki amir hükme aykırı olarak, birleşen davadaki talepler yönünden hüküm kurulmaması; hüküm altına alınan gelirin ilk peşin sermaye değerinin onay tarihinden itibaren davalıdan tahsilinin gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, ilk kararın davalı tarafından temyiz edilmemesi nedeni ile davacı Kurum lehine birleşen dava yönünden oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/12550, K. 2012/11745, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama