KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/12604 E., 2012/11698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 22-96
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar ... ve SGK Başkanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 7/1. maddesi hükmünde “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,
borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesinin yer alması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece, dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının, 506 sayılı Yasanın 4. maddesinde “Bu kanun uygulamasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “işveren”dir.” tanımından hareketle davacının kabul edilen hizmetlerinin geçtiği işyerinin davalılardan ...’a ait olup, bu işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoksa da, harç,yargılama gideri, vekalet ücretinden diğer davalı ...’ın da sorumlu tutulması isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/12604, K. 2012/11698, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama