KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/12678 E., 2012/19145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 96-220
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Prim ve gecikme zammı borcu olmadığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.10.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı asil ... ve adına Av. ... ile karşı taraf adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü;
Davacı işverenin işleticisi olduğu Özel...
Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursuna ait kayıtlar üzerinde Kurum denetim elemanlarınca yapılan denetim sonucunda; davacının 01.07.2000-30.06.2006 tarihleri arasındaki dönemde Kayseri Valiliği’ne verilen listede aylık ücretli öğretmen olarak gösterilen, haftalık 40 saat çalıştıkları belirtilen ve asıl görevli ücretli öğretmen sözleşmeleri bulunan iki sigortalının çalışmalarının Kuruma hiç bildirilmediği veya eksik bildirildiği; ders saati ücretiyle (part-time) çalışanların bir kısmının hiç bildirilmediği,
bir kısmının ise toplam çalışma saatlerine göre eksik bildirildiği gerekçesiyle, davacı işverenden ek bildirge ve bordro düzenlenmesinin istendiği, belgelerin düzenlenmemesi üzerine Kurumca re’sen bildirge ve bordrolar düzenleniş, tahakkuk ettirilen 53.140,98 TL prim, işsizlik primi ve gecikme zammının ödenmesinin 02.02.2007 tarihli Kurum yazısı ile istenmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin karar; sigortalılar ... ve ...’ın davaya konu dönemde başka işyerlerinden bildirilen hizmetlerinin bulunduğu, yapılan işin niteliğine göre aynı dönemde çakışır şekilde çalışmanın mümkün olup olmadığının tespit edilmesi yönünde Dairemizce bozulmuştur.
Bozma kararı üzerine yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda; davacı işverenlikçe kısmi süreli bildirim yapıldığı, işverence yapılan sözleşmenin saat ücretli olduğu, yapılacak işin direksiyon eğitimi olduğu, bu eğitimin hafta sonları ve akşam saatlerinde yapılabileceği, davacı tarafından ... hakkında 10.07.2000, ... hakkında 22.08.2002 tarihinden itibaren kısmi süreli bildirimlerin Kuruma yapıldığı, bu sigortalılar açısından prim eksiği olmadığı belirtilerek, bozma öncesi kararda eksik bildirim yapıldığı belirlenen sigortalılar yönünden davacının sorumlu olduğu prim aslı ve gecikme zammı hesabı yapılmıştır.
Bozma kararına konu olan sigortalılar ... ve ...’ın, davaya konu dönemde yapılan işin niteliğine göre aynı dönemde çakışır şekilde davacıya ait işyerinde çalışmalarının mümkün olduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dava konusu dönemde davacı tarafından Kuruma bildirge ve bordro verilmediği, söz konusu belgelerin Kurum tarafından re’sen düzenlendiği, tahakkuk ettirilen prim borcunun ödenmemiş olduğu, davacının bu sigortalılar hakkında tahakkuk ettirilen prim borcundan sorumlu olduğu gözetilmeden, bu sigortalılar hakkında prim eksiği olmadığı kabul edilerek hesaplama yapılmış olması, öte yandan.
Kurum tarafından gönderilen 02.02.2007 tarihli prim borç yazısında; gecikme zammının 31.01.2007 tarihi itibariyle hesaplanmış olması gözetilmeksizin, dava tarihi 05.04.2007 tarihi itibariyle gecikme zammının hesaplanmış olması isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek davacının sorumlu olduğu prim aslı ve gecikse zammı hesaplanarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/12678, K. 2012/19145, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama