KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/13541 E., 2012/15703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 233-150
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ile davalı ... adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın 5510 sayılı Kanun’un 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7’nci maddesi hükmünde “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunlarla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,
borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 sayılı Kanunu’nun 79’uncu maddesi ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47’nci maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.
Davacı, ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Halk Eğitim Merkezinde 1988 – 1998 yılları arasında, usta öğretici olarak tam gün ve sürekli olarak çalışmasına rağmen, çalıştığı sürelerin eksik şekilde Kuruma bildirildiğinden bahisle eksik günlerin tespitini talep etmiş, Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının talebe konu dönemde davalı Kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin 100 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; davacının, talebe konu sürelerde davalıya ait Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak kısmi (part-time) esasına göre çalıştığı ve resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmasının haklı bir gerekçesinin bulunduğunun ispat edilemediği yönündeki Mahkeme kabulü yerindedir. Ancak, Mahkemece.
Halk Eğitim Merkezi Müdürü tarafından tanzim edildiği anlaşılan, tarih ve sayı içermeyen “ilgili makama” başlıklı yazı ve ekleri hükme esas alınmış olup, kurs başı ve kurs sonu tespit formlarının kursun toplam saatini belirten bölümlerinin, kurs için ilgili makamdan alınan onaya göre doldurulduğu ve bu haliyle dosya kapsamındaki dönem bordrolarıyla çelişki oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; çalışılan işyerinin kamu kuruluşu niteliği de nazara alınarak davacıya yapılan ödemeleri gösterir ek ders ücret bordroları, dava konusu dönemlere ilişkin ders ve yoklama defterleri ile puantajlar getirtilmeli, bu tür belgelerde noksanlık varsa bunun nedeni araştırılmalı, davacının fiili çalışma saati tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ile davalı ... adına Hazine vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/13541, K. 2012/15703, 21 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama