KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/13649 E., 2013/24048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2009/649-2012/218
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Dava, Haziran 1987-18.06.2009 arası dönemde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak kuruma tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup dosya içeriğinden; davalı ... ünvanlı işyerinin ...872 sicil numarasıyla 12.05.1999 tarihinde kapsama alınıp 2009/6.
Ay itibariyle gayrı faal olduğu, davalı ... ünvanlı işyerinin ise ...740 sicil numarasıyla 15.03.1988 tarihinde yasa kapsamına alınıp 31.08.1995 tarihi itibariyle kapsamdan çıkarıldığı, davacının 30.11.1993-26.05.1995 arası dönemde askerlik görevini ifa ettiği, ...740 sicil sayılı işyerinden düzenlenmiş 01.09.1988 tarihli giriş bildirgesi mevcut olup 01.09.1988-askerlik başlangıcı 30.11.1993 arası dönemde 1988/3.
Dönem tam ve 120 gün, diğer yıllarda ise her yıl ve her dönemde 45 ila 110 gün arası değişen sürelerde kısmi bildirimlerin yapıldığı, ...872 sicil sayılı işyerinden düzenlenmiş giriş bildirgesi bulunmamakla birlikte 01.03.2000-18.06.2009 arası dönemde tam ve kesintisiz bildirim yapıldığı, ...740 sicil sayılı işyerinin kapsamdan çıktığı 31.08.1995 tarihi ile ...872 sicil sayılı işyerinin kapsama alındığı 12.05.1999 tarihi arasında karı koca olan her iki işyeri sahibinin mükellefiyet kaydının bulunmadığının vergi dairesi yazısıyla sabit olduğu,
davacının gerek bildirim dönemlerinde gerekse bildirim dışı dönemlerde başka yer çalışmalarının olmadığı, ...740 sicil sayılı işyeri bordrolarına göre tek çalışanın davacıdan ibaret bulunduğu, ifadelerine başvurulan ve 1992 sonrası çalıştıklarını ifade eden iki tanık tarafından çalışmanın teyit edildiği, davalı tanıklarının beyanlarının ise tam bildirim dönemine ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin
davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. 31.08.1995-12.05.1999 arası dönemde davalı işyerlerinin faaliyetinin bulunmadığı dosya kapsamıyla sabit olmakla, bu döneme ilişkin bir tespitin yapılmamasında her hangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, gerek ...740 sicil sayılı işyerinden 01.09.1988-30.11.1993 arası dönemde yapılan kısmi bildirimler dışındaki süreler yönünden, gerekse aynı işyerinden askerlik dönüşü olan 26.05.1995 tarihi ile işyerinin kapsamdan çıktığı 31.08.1995 tarihi arasındaki süreler yönünden eksik inceleme ve araştırma ile karar tesis edildiği sonucuna varılmaktadır.
Mahkemece, davalı işyerlerine ait işyeri dosyaları ile varsa ücret bordroları birlikte değerlendirilerek ve çalışmayı bilebilecek olan bordroda kayıtlı civar işyeri çalışanları ile işverenlerinin, çalışmanın varlığına, başlangıcına ve süresine ilişkin bilgi ve beyanları tespit edilmeli, davacının, fiili çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kuşkusuz, noksan bildirimlerin varlığı sonucuna ulaşıldığı takdirde, karar tesis edilirken, davalı işyerinden yapılan bildirimlerin dışlanması gereği gözden uzak tutulmamalıdır.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde; taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/13649, K. 2013/24048, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama