KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/13892 E., 2012/14223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 144-154
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Dava, işkazasının meydana geldiği 30.10.1997 tarihinden itibaren bağlanması gereken malullük aylıklarına mahsuben alacağın tahsili kararı verilmesine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüyle (1800 gün primin tamamlandığı tarihi takip eden aybaşı olan) 01.10.1999 tarihinden itibaren davacıya malullük aylığı bağlanmasına ve birikenlerin faiziyle ödenmesine karar vermiştir.
Hükmü, davalının avukatının temyiz etmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)30.10.1997 tarihinde işkazası geçiren, sigortalılık süresinin başladığı 01.01.1992 tarihinden itibaren % 100 oranında sürekli işgöremezlik kaybına uğradığı 26.05.1998 tarihine kadar 1136 gün primi olan davacının, işkazasının meydana geldiği işyerinden 01.06.1996 – 06.07.2001 tarihleri arasında kesintisiz geçen çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği, 31.03.2009 tarihindeki yazılı isteğine istinaden (14.04.2009 tarihli rapor gözetilerek) 01.05.2009 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun Aylığın başlangıcı başlıklı 56. maddesindeki "Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malûllük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malûl sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki aybaşından başlanır." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince, diğer şartlara haiz olduğu anlaşılan davacının, işten ayrılma şartının gerçekleştiği 06.07.2001 tarihinden sonra (31.03.2009 tarihinden önce) malullük aylığı bağlanması için şart olan davalı Kurumdan yazılı istekte bulunup bulunmadığı araştırılarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-)Kabule göre, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye göre, diğer şartların gerçekleşmiş olmasına karşın, işten ayrılma şartının 06.07.2001 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek 01.08.2001 tarihinden itibaren davacıya malullük aylığı bağlanması gerektiğinin gözetilmemiş olması, isabetsizdir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/13892, K. 2012/14223, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama