KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/14769 E., 2012/17488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 929-323
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma
Dava; 506 sayılı Yasanın geçici 87/B maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanan davacı sigortalının, %44 olan çalışma gücü kaybı oranının %28 oranına düşmesi nedeniyle başlangıç itibarıyla iptal edilen aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Yasanın geçici 87/B maddesi uyarınca, bağlanan yaşlılık aylığının iptal edilme gerekçesi, 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesinde, 4958 sayılı Yasanın 34. maddesi ile yapılan değişiklikle “Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı almakta olanlar kurumca kontrol muayenesine tabi tutulurlar.” hükmüdür.Böylece, bu gibilerin sakatlık indiriminden yararlanma koşullarını muhafaza edip etmediklerinin Kurum tarafından denetlenmesine ve değerlendirilmesine olanak tanınmıştır.
Somut olayda, sol gözü görmeyen, 01.10,1991 – 14.11.2007 tarihleri arasında 5413 gün SSK hizmeti bulunan, 18.05.2006 tarihli sağlık kurulu raporu ile çalışma gücü kaybı oranın, % 44 olarak belirlenen davacıya, 506 sayılı Yasanın geçici 87/B maddesi uyarınca, 15.11.2007 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, 29.12.2009 tarihli Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Hastanesince düzenlenen raporda; davacının çalışma gücü kaybı oranının % 28 olduğunun belirlenmesi üzerine, yaşlılık aylığının başlangıç itibarıyla iptal edilerek, 26.12.2007-26.04.2010 döneminde yersiz ödenen 7.211,69 TL aylığın davacı adına borç kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan Şanlıurfa EA Hastanesi'nin 10.02.2012 tarihli raporu ile çalışma gücü kaybının % 63 olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de,davanın esası yönünden yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
5510 sayılı Yasanın 95/2. maddesinde, “Usulüne uygun sağlık kurulu raporu veya tıbbi belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Her ne kadar maddede, ilgililerin öncelikle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna başvurması gerektiği belirtilmiş ise de, ilgilisinin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna başvurmadan doğrudan mahkemeye uyuşmazlığı getirme veya görülmekte olan davada sürekli iş göremezlik oranına itiraz etme hakkına sahip olduğu ve itiraz üzerine sürekli iş göremezlik oranının saptanması gerektiği yerleşmiş Yargıtay Kararları ile benimsenmiştir.
Mahkemece, 5510 sayılı Yasanın 95. maddesine göre, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun görüşüne başvurulmalı, yukarıdaki şekilde alınan raporların gerek birbirleri arasında gerekse aylığın bağlanmasına ve kesilmesine ilişkin raporlar ile, çelişkili olması durumunda çelişkiyi gidermek üzere, Adli Tıp İhtisas Kurulundan, çelişkinin giderilememsi halinde ise.
Adli Tıp Genel Kurulundan veya Tıp Fakültelerinin konuya ilişkin Ana Bilim Dalı uzmanlarından oluşturulan kurul marifetiyle ve öncelikle, sakatlık sebebiyle vergi indiriminden yararlandırma kararına dayanak alınan 18.05.2006 tarihli raporda yer alan, davalının %44 işgücü kaybını gerektiren bulguların başlangıçta varolup olmadığı hususu üzerinde durulup, bu konu açıklığa kavuşturulmalı, ikinci olarak,
ilk raporda yer alan bulguların o tarih itibariyle mevcudiyeti hâlinde bu bulguların sonradan vaki tedavi ile iyileşme gösterip gösteremeyeceği, iyileşme gösterebilecek özelliğe sahip ise, aylığın kesilmesine neden olan raporda yer alan bulgular ve işgöremezlik derecesi ile, Mahkemece aldırılan en son rapordaki tespit edilen bulgu ve iş göremezlik derecesi de irdelenmek suretiyle aylığın kesildiği tarih itibariyle davalının tıbbi durumu belirlenip çalışma gücü kaybı oranının değişip değişmediği, değişmişse oranı ve başlangıç tarihi kesin biçimde tespit edilmelidir.
Öte yandan, dosya kapsamına göre,davacının 193 sayılı Yasaya göre, sakatlık indiriminden yararlanma koşullarını kayıp ettiğine ilişkin idari kararın iptali için Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nde dava açmakla birlikte ne gibi bir karar verildiği ve kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Davaya konu ihtilaf yukardaki düzenlemeler çerçevesinde irdelenip, idari işlemin iptali için açılan dava sonucu da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/14769, K. 2012/17488, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama