KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/14773 E., 2012/21116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1132-469
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Dava, davacıya 01.01.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor ile dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Kanunun Geçici 81/B-c maddesine göre, sigortalılık süresi 16 (dahil) yıldan fazla, 17 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 42 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 20 yıl (dahil)dan fazla 21 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 46 yaşını doldurmaları ve en az 5075 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunma şartlarının tümünün aynı anda gerçekleşmiş olması gerekir.
Açıklanan yasal düzenleme çerçevesinde somut olayda.
01.12.1980-30.11.2006 tarihleri arası dönemde 6329 prim gün sayısı bulunan 01.01.1961 doğumlu davacının, 30.11.2006 günlü tahsis başvurusunun davalı Kurum tarafından sigorta girişinin 16.06.1987 tarihi alınması suretiyle reddi üzerine 2009 yılında 132 günlük tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan davacıya ikinci tahsisi başvurusu ile anılan 132 günlük çalışmada gözetilerek 01.02.2010 tarihi itibariyle toplam 6461 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
İş bu dava ile davacı, 2006 yılında açılarak kesinleşen tespit davası ile sigorta girişinin 01.12.1980 olarak belirlendiğini, anılan sigorta girişine göre 46 yaşını ikmal ettiği 01.01.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, anılan yasal düzenleme uyarınca 30.11.2006 tarihli tahsis talep tarihi ile 46 yaşın ikmal edildiği 01.01.2007 tarihi arasındaki sürenin makul süre olduğu kabul edilip, 30.11.2006 tarihli tahsis başvurusuna geçerlilik verilerek, 46 yaşın ikmal edildiği 01.01.2007 tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.2007 tarihinden itibaren tahsise hükmedilmesi gerekirken, tahsis başlangıcının 01.01.2007 olarak alınması isabetsizdir.
Öte yandan ilk tahsis başvurusunun reddi üzerine 2009 yılında tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışıp 01.02.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış olan davacının anılan tespitle birlikte 01.02.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanmış olması karşısında 2009 yılındaki 132 günlük çalışmasının sosyal güvenlik destek primine tabi olacağı Kurumca gözetilmelidir.
Mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi göz önünde bulundurularak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/14773, K. 2012/21116, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama