KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/15319 E., 2012/15720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 760-310
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, ...’na bağlı işyerlerinde 15.10.1996 – 15.10.2004 tarihleri arasında her yıl eğitim ve öğretim yılı başından sonuna kadar dikiş, nakış ve el sanatları usta öğreticisi olarak tam gün ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin 23.09.2010 tarih ve 15320 / 15719 sayılı bozma ilamına uyumak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davacının 15.10.1996 – 15.06.2004 tarihleri arasında okulların açık olduğu sürelerde tam gün esasına göre çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden; davacının, kabule konu sürelerde davalı Belediyeye ait kurslarda usta öğretici olarak çalıştığı anlaşılmakta olduğundan, Mahkemenin bu yöndeki kabulü yerindedir.
Ancak, gerek Belediye Encümen kararlarında öngörülen, gerekse davacıya fiili çalışma karşılığı yapılan ödemeleri gösteren belgeler ile bu belgelerde belirtilen puantaj kayıtlarındaki çalışmalar genelde günde 5 saat üzerinden olup, davacının resmi belgelerde belirtilen bu ders saatlerinden sonra kursta kalmasının haklı bir gerekçesinin bulunduğuna ilişkin, tanıkların soyut düzeyde kalan beyanları dışında delil bulunmadığından, anılan çalışmalarının kısmi (part-time) çalışma niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Bu nedenle. Mahkemece davacının çalışma süreleri aylık bazda saat cinsinden belirlenerek, 7,5 saatlik çalışma 1 gün kabul edilmek suretiyle bildirime esas sürelerinin hesaplanması gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın ve uyulan bozma ilamı gereği yerine getirilmeden, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/15319, K. 2012/15720, 21 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama