KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/15548 E., 2012/18988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 150-743
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Dava, davalı Kurum tarafından davacıya 6183 sayılı Yasa kapsamında gönderilen 07.02.2011 tarih 2011/10417 takip nolu ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2011 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.540,00-TL olarak değiştirmiştir. (Hukuk Muhakemeleri Kanununa 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile eklenen Geçici 3.maddesi uyarınca, 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin hüküm gereğince)
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece reddine karar verilen 800,62 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması hükmolunan miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/15548, K. 2012/18988, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama