KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/15827 E., 2012/24288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2007/61-2012/609
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalı’ya ait işyerinde 06.03.2003-07.10.2003 tarihleri arasında 7 ay boyunca aralıksız çalıştığını iddia ile bu sürelerinin sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 01.06.2003-07.10.2003 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilke ışığında, eldeki davada; Mahkemece, davacının kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi için yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Mahkemece, kabul edilen süreler bakımından yapılan araştırma eksiktir. Davacının, davalıya ait işletmenin yasa kapsamına alındığı 20.08.2003 tarihinden önce çalıştığı iddiası karşısında, davalının bu tarihten önce ticari faaliyeti olup olmadığının ve bu tarihten önce davalı adına Kayıtlı veya ortağı olduğu başka işyerinin olup olmadığı,
var ise, bunların kapsam tarihi ve vergi kayıtları ve davacının burada geçen çalışmalarının olup olmadığı hususlarında vergi kayıtları, muhtasar beyannameler ve yoklama tutanaklarının olup olmadığı araştırılmalı, ayrıca, dinlenen komşu işyeri beyanına göre davalı şirketin ne zamandan beri davacının çalıştığını iddia ettiği yerde kira karşılığı faaliyetini sürdürdüğü hususunda kira sözleşmesinin olup olmadığı araştırıldıktan sonra diğer deliller ile birlikte soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip,takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/15827, K. 2012/24288, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama