KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/15911 E., 2012/17372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 665-249
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Dava, 1479 sayılı Kanun hükümleri gereğince malûllük aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 1974 – 1987 döneminde 506 sayılı Kanun kapsamında primi ödenmiş 1084 günlük zorunlu sigortalılığı bulunan, 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olan, 16.03.2004 günü davalı Kuruma başvurarak malûllük sigortasından aylık tahsisi isteyen davacının talebinin reddedilmesi üzerine açılan işbu davanın yargılama aşamasında, Adli Tıp Kurumu (3.) Adli Tıp İhtisas Kurulu’nca 20.08.2010, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından da 08.12.2011 günü, davacının meslekte kazanma gücünü %69 oranında kaybettiği ve malûllük başlangıç tarihinin 06.06.2002 olduğu yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanunun 28. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği belirlenen sigortalının malûl sayılacağı, bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte malûl sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan saptanan sigortalının, bu hastalık veya arızası nedeniyle malûllük sigortası yardımlarından yararlanamayacağı bildirildikten sonra, 29. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalının malûllük aylığından faydalanabilmesi için gereken koşullar (a), (b), (c) bendi olarak sıralanmıştır.
Maddenin (a) bendinde, 28. maddeye göre malûl sayılma şartı belirtilmiş, (b) bendinde, en az (5) tam yıl sigorta primi ödemiş olmak koşulu öngörülmüş, (c) bendinde ise, yazılı isteğin ve başvuru tarihi itibarıyla prim ve her türlü borçların ödenmiş olmasının zorunlu bulunduğu açıklanmıştır. Ayrıca 31. maddede de, aylığın, malûllüğün saptandığı tarihi izleyen ay başından başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
İnceleme konusu davada; çalışma gücünün en az 2/3 oranında yitirilmesi nedeniyle malûllük olgusu ile bu olgunun 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihten sonra gerçekleştiği kanıtlanmış ve malûllük başlangıç tarihi saptanmış ise de, aylık tahsisi için gereken diğer koşulların varlığı yöntemince araştırılıp açıklıkla ortaya konulmadan, mahkemece eksik inceleme ve irdeleme sonucu istemin karar altına alınması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, aylık başlangıç tarihi belirtilmeyerek hükmün yerine getirilmesi aşamasında kuşku ve duraksamaya yol açılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/15911, K. 2012/17372, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama