KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/16267 E., 2012/17701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 8-259
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Dava, tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyulduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 1.11.1994 – 1.12.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilâmına uyulduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmişse de bozma ilâmı gereğinin kısmen yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin bozma ilamında; davacıdan 1994, 1995, 1996 yıllarında pamuk üretimi nedeniyle tevkifat yapıldığı belirtilmiş; davacının 1995 yılından itibaren tarımsal faaliyetinin yeterince araştırılmadığı.
1985 yılında Serik Pamuk ve Narenciye Tarım Satış Kooperatifi ortaklığı, 2006'da Manavgat Ziraat Odası kaydının bulunduğu belirtilerek; oda kaydı, kooperatif kaydı ve Ziraat Bankası kayıtları ile kayıtların başlangıçları ve bitmişse bitiş tarihlerinin araştırılması; davacının ne zamandan beri köyde ikamet ettiği, kendi mülkünde mi ortaklık veya kiralama suretiyle mi tarımsal faaliyette bulunduğu, tarımsal faaliyetine ara verip vermediği, hangi ürünleri ektiği, ne kadar ürün elde edip nerelere sattığı muhtardan, ilgili kurumlardan ve zabıta marifetiyle araştırılması gerektiği, tanıkların dinlenmesi,
özellikle prim tevkifatının bulunmadığı yıllarda tarımsal faaliyetine ara verip vermediği ve bu yıllarda ürün üretiminde bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması istenmiştir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyulmakla birlikte bozmaya uygun yeterli araştırma yapılmamış, tanıklar dinlenmek suretiyle diğer delillerle birlikte karar verilmiştir.
2926 sayılı Yasanın 5. maddesi hükmüne göre; Yasada öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiş, anılan Yasanın 36. maddesi gereği olarak da, Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsili olanaklı kılınmıştır. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle tahsili halinde, kişinin yukarıda izah edilen 5. maddede yer alan anlamda sigorta başlangıcı olarak, bu tevkifatın özel kuruluşlara yapılan ürün tesliminde yapılmış olması durumunda, primin Kuruma intikal etmesi şartıyla tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşının esas alınması gerekir.
1- Anılan kural gereği, 3.10.1994, 1.8.1995 ve 31.7.1996 tarihlerinde davacıdan tevkifat yoluyla prim kesildiği ve bu kesintilerin Bağ-Kur'a intikal ettiği anlaşılmış olmakla bu süreler hakkında verilen karar isabetlidir. Bu nedenle 1.11.1994 ilâ 31.12.1996 dönemi yönünden verilen karar usul ve yasaya uygun olmakla, bu döneme ilişkin temyiz istemlerinin reddi gerekir.
2- Ancak bu tarihten sonra 1.1.1997 tarihinden 1.12.2006 tarihine kadar tarımsal faaliyetin mevcut olduğu hususu yeterince kanıtlanamamıştır. Bu süreler yönünden de tarımsal faaliyet nedeniyle tevkifatın yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapıldığı kanıtlanırsa şimdiki gibi karar verilmeli, fakat tevkifat yoksa davanın reddine karar verilmelidir. Bu nedenle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/16267, K. 2012/17701, 5 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama