KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/16394 E., 2012/18084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 192-414
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Dava, iş kazasında ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ...-... Linyit İşletmeleri Müessese Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Anılan madde kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, davalılar, Kurumun rücu alacağından kusurları oranında sorumludurlar. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; davalı ... %10, davalı ... %20, dava dışı ... %20, kazalı sigortalı %50 oranında kusurlu bulunmuştur. Hal böyle olunca; zararlandırıcı olaydaki kusur oranlarına ve davanın teselsül hükümlerine dayalı olarak açılmamış olmasına göre, davalıların %30 Kurum zararından sorumlu oldukları miktarın hüküm altına alınması gerekirken, %50’sinin hüküm altına alınmış olması;
-Kabule göre de; sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin %50’si olan miktarın hüküm altına alınması gerekirken, Kurumun talep ettiği miktarın %50’sinin hüküm altına alınmış olması sonucu, mükerrer indirim yapılarak eksik rücu alacağının tahsiline karar verilmiş olması,
2-27.06.1956 gün ve 2/14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça belirtildiği üzere; davacıya karşı birlikte sorumlu bulunan birden çok gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın, davalılar için müşterek bir sebepten dolayı reddedilmesi halinde, reddedilen miktar gözetilerek tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde her davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi,
3-Açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olan davanın, yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin, yargılama sürecindeki yasa değişikliğiyle ortadan kalkması nedeniyle reddinde tarafların sorumluluğu bulunmadığı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği yönündeki usul kuralından hareketle davacının, davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip katsayı artışları nedeniyle reddedilen miktar yönünden vekalet ücreti ile sorumluluğuna hükmedilemeyeceği, ancak ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur oranı yönünden reddedilen miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilebileceği gözetilmeyerek, davalılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ile davalılardan ...-... Linyit İşletmeleri Müessese Müdürlüğü avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/16394, K. 2012/18084, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama