KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/16984 E., 2012/22684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/722-2012/411
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma
Davacı, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki yurt dışı sürelerinden yetecek kadarının borçlandırılması suretiyle, tarafına bağlanan sözleşme aylığının tam aylığa çevrilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu olayda;
01.09.1985-30.06.2002 tarihleri arası 4.856 gün SSK’lı çalışmaları, 04.11.1971-04.07.1973 tarihleri arası 600 gün askerlik borçlanma süresi olmak üzere toplam 5.456 prim gün sayısı bulunan 19.02.1951 doğumlu davacının, 04.11.2004 tarihli ilk tahsis başvurusu, 506 sayılı Yasanın geçici 81/B-e bendi(25 yıl-48 yaş-5.225 gün) uyarınca ve 04.01.1984 sigorta başlangıcına göre, 25 yıllık sigortalılık süresinin 04.01.2009 tarihinde dolacağından bahisle red edilmiştir.
Tahsis başvurusunun reddi üzerine 13.07.2005 günlü müracaatla davacıya, 27.04.2007 günlü aylık bağlama kararıyla, 01.08.2005 tarihinden itibaren Türkiye-Fransa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümlerine göre sözleşme aylığı bağlanmıştır. Hatta bağlanan bu sözleşme aylığında, 20.06.2007 günlü aylık değişiklik kararıyla, değişen yurt dışı süreleri dikkate alınarak bir artış da yapılmıştır.
Davacı, 09.11.2006 tarihinde İstanbul 9.İş Mahkemesine açtığı dava ile; Yurt dışı sürelerinden tam aylığa yetecek kadarının 3201 sayılı Yasaya göre borçlandırılarak, 04.11.2004 tarihinden itibaren tam aylığa hak kazandığının tespitini istemiş; yapılan yargılama sonucu, yukarıda bahsedilen 20.06.2007 tarihli sözleşme aylığındaki değişiklik durumu, sözleşme aylığının tam aylığa dönüşümü olarak yorumlanmış ve konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar 07.07.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
08.07.2010 tarihinde açılan iş bu davayla davacı; tarafına bağlanan sözleşme aylığının, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki yurt dışı sürelerinden yetecek kadarının borçlandırılarak, tam aylığa çevrilmesini istemiştir.
Mahkemece, Yurtdışı Hizmetler Daire Başkanlığının 05.01.2012 günlü yazısı ve yazı ekindeki 01.08.2005 itibarıyla sözleşme aylığı bağlanmasına ilişkin aylık bağlama kararına hatalı anlam verilmiş; 01.08.2005 tarihinden itibaren bağlanan sözleşme aylığı, 506 sayılı Yasa kapsamında bir kısmi aylık olarak algılanmış; henüz bir yurt dışı borçlanması da yapılmadığı halde, yurtdışı borçlanma süresi de dikkate alınarak bağlanan kısmi aylığın tam aylığa dönüşeceğini gerekçelendirilmiş; ancak bu gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında, istenilen süre kadar yurt dışı borçlanmasının kabul edilerek, kısmi aylığın bağlandığı tarihten itibaren, aylığın tam aylığa çevrilmesine karar verilmiştir.
Yukarıdaki bilgiler ışığı altında;
Davacı 01.08.2005 tarihinden itibaren ve halen Türkiye-Fransa Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre sözleşme aylığı almakta olup; davacıya 506 sayılı Yasa kapsamında bağlanmış bir yaşlılık aylığı bulunmadığı gibi; 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılmış bir yurt dışı borçlanması da bulunmamaktadır.
Ancak, 01.09.1985-30.06.2002 tarihleri arası 4.856 gün SSK’lı çalışması, 04.11.1971-04.07.1973 tarihleri arası 600 gün askerlik borçlanma süresi olmak üzere toplam 5.456 prim gün sayısı bulunan 19.02.1951 doğumlu davacıya; 04.11.2004 tarihli ilk tahsis başvurusu gereği, 506 sayılı Yasanın geçici 81/B-e bendi uyarınca 25 yıl-48 yaş ve 5.225 gün şartına göre, 25 yıllık sigortalılık süresini 01.01.2009 tarihinde ikmal edeceğinden, anılan tarihi takip eden aybaşı olan 01.02.2009 tarihinden itibaren; veya 506 sayılı Yasanın geçici 81.maddesinin C bendinin bb alt bendi uyarınca 15yıl-57 yaş ve 3.600 gün şartlarının ikmal edildiği 19.02.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2008 tarihinden itibaren (3201 sayılı Yasa kapsamında bir borçlanma olmaksızın) yaşlılık aylığı bağlanması mümkündür.
Şu halde yapılması gereken iş; 3201 sayılı Yasa kapsamında bir borçlanma yapılmadan, sadece yurtiçi çalışması ve askerlik borçlanma süresi üzerinden 506 sayılı Yasanın geçici 81.maddesi uyarınca, davacıya yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olduğu dikkate alınarak; anılan durumlara yönelik davacı istemi usulünce açıklattırılarak beyanı alınmalı ve yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.
Bozma sonrası sürdürülecek yargılamada, davacının, 3201 sayılı Yasa kapsamında bir borçlanma yapılarak aylık bağlanmasını istemesi halinde, aylık başlangıcın, borçlanmayı takip eden aybaşı olacağı gözden uzak tutulmamalıdır.
Öte yandan kabule göre de; henüz bir yurt dışı borçlanması yapılmadığı halde, yurtdışı borçlanma süresi de dikkate alınarak bağlanan kısmi aylığın tam aylığa dönüşeceği gerekçelendirilirken, bu gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında, istenilen süre kadar yurt dışı borçlanması yapılarak, aylığın tam aylığa çevrilmesine karar verilmiş olması, ayrıca isabetli görülmemiştir..
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/16984, K. 2012/22684, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama