KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/17584 E., 2012/25554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 404-232
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Dava, hak sahibi konumundaki davacıya yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylığı ve evlenme ödeneği nedeniyle borç tahakkuku yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali ile borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Hakkında verilen boşanma kararı 2005 yılında kesinleşen davacıya, yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlandığı, 25.09.2008 tarihinde boşandığı eşiyle yeniden evlenen davacının istemi üzerine kendisine bu kez evlenme ödeneği ödendiği, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca 2011 yılının Ocak ayında gerçekleştirilen işlemle, evlenme ödeneği ile 25.09.2008 – 24.11.2008 döneminde ödenen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 68. maddesinin VI numaralı bendinde, sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıkların, evlendikleri tarihi izleyen devre başından itibaren kesileceği belirtilmiş, 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalının, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarına aylık bağlanacağı, “Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı,
kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 35. maddesinin birinci fıkrasında da, hak sahiplerine bağlanan aylıkların, 34. maddede belirtilen koşulların ortadan kalktığı tarihi izleyen ödeme dönemi başından itibaren kesileceği açıklanmıştır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında yapılan değerlendirmede; yeniden evlenmekle hak sahipliği sıfatı ortadan kalkan davacıya dava konusu ölüm aylıklarının yersiz ödendiği ve Kurumun geri alım hakkının bulunduğu belirgin olmakla, anılan aylıklar ve buna ilişkin yasal faiz tutarı yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, dava konu taleplerin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17584, K. 2012/25554, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama