KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/17616 E., 2012/23760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 151-157
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Dava, hak sahibi konumundaki davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre kesilmesi ve yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle borç tahakkuku yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanarak yasal faiziyle birlikte alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden;
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, avukatlık ücreti, yargılama gideri, karar ve ilam harcı konusunda Kurum aleyhine herhangi bir hata da bulunmadığı belirgin olmakla, temyiz dilekçesinin, temyiz yoluna başvurulmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair itirazların reddi gerekir.
Davanın yasal dayanağı olan ve 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlıklı 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Gelirin/aylığın kesilme tarihi ile Kurumun geri alım (istirdat) hakkının kapsamına ilişkin olarak, eylemli birlikte yaşama olgusunun gerçekleşme/başlama tarihi esas alınarak bu tarih itibarıyla gelir/aylık kesme veya iptal işlemi tesis edilip ilgiliye, anılan tarihten itibaren yapılan ödemeler yasal dayanaktan yoksun/yersiz kabul edilmeli, ancak, söz konusu madde 01.10.2008 günü yürürlüğe girdiğinden,
eylemli birliktelik daha önce başlamış olsa dahi maddenin yürürlük tarihi öncesine gidilmemeli, başka bir anlatımla 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin borç tahakkuku söz konusu olmamalı, böylelikle açıklığa kavuşturulacak yersiz ödeme dönemine ilişkin olarak 5510 sayılı Kanunun 96. maddesine göre uygulama yapılmalıdır.
İnceleme konusu davada, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirgin bulunan davacıya yersiz ödenen aylıklar nedeniyle Kurumun borç tahakkuku işleminin iptali istemine ilişkin olarak, yukarıdaki açıklamalar göz önünde bulundurulmak suretiyle, işlemin hangi dönem yönünden gerçekleştirildiği, başka bir anlatımla, Kurumun 01.10.2008 öncesine ilişkin olarak da tahakkuk işlemini tesis edip etmediği açıklıkla belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre ve 01.10.2008 tarihi esas alınarak hüküm kurulması gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, anılan saptama yapılmaksızın karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17616, K. 2012/23760, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama