KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/17765 E., 2012/17493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 99-218
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Dava, bir günlük sigortalı hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine,temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 01.01.1986 tarihinde bir gün süreyle çalışmış olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih olarak kabulü öngörülmüştür. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Sigortalılığın zorunlu, kişiye bağlı, devredilemez niteliği gereğince bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğu açık ve özel bir duyarlılıkla çözümlenmesi zorunludur.
Mahkemece, işverenin çalışmaya ilişkin beyanı alınmalı,işyerinin hangi alanda faaliyet yaptığı ve faaliyet konusuna göre, böyle bir işyerinin mevcudiyetine ilişkin belgelerin bulunma ihtimali olan yerler araştırılmalı, İşveren tarafından dönem bordrosu verilmediği anlaşıldığından işe giriş bildirgesi altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı araştırılmalı, sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olduğu, ve davacı tarafından daha sonraki çalışmalarında kullanılıp kullanılmadığı saptanması gerekmektedir.
Kabule göre de, davacının bir günlük çalışma iddiasında bulunduğu tarihte 18 yaşını ikmal etmediğ halde,bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın,davanın kamu düzenine ilişkin olduğu özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17765, K. 2012/17493, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama