KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/17871 E., 2013/10180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Davacı Kurum, 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesi gereği, iş kazası neticesi yaralanan sigortalı için sarf olunan giderlerin davalıların kusur karşılıkları içerisindeki bakiye kısmının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve Esas: ...
Karar: 2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması nedeniyle; ilk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemece, davacı Kurum tarafından iş kazası neticesinde sarf olunması hasebiyle talep edilen toplam zararının, kesinleşen ilk rücu davasındaki kusur karşılıkları içerisinde kalmasına rağmen, davalıların kusuruna karşılık gelen miktarı belirlenirken hesap hatası neticesinde, eksik rücu alacağına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Avukatlık ücretinin takdirinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır” şeklindeki açık yasal düzenleme uyarınca, karar tarihindeki tarife hükümleri gereği, kabulüne karar verilen alacak miktarı esas alınarak, davacı Kurum yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17871, K. 2013/10180, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama