KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/18005 E., 2013/4618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan ceneza giderinin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, asıl işveren sıfatıyla davalı ...’a %35, alt işveren sıfatıyla davalı ...’e %50, sigortalıya %15 oranında kusur izafe edilen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle ilk peşin değerli gelirlerin %85 kusur karşılığı tutarlarının tahsiline hükmedilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş.
Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından;
dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü
nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18005, K. 2013/4618, 12 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama