İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/18030 K.2012/20483

Davacı, muhtarlık yaptığı 28.03.1989-22.12.1993 ve 26.4.1999 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.

Esas2012/18030Karar2012/20483Tarih6 Kasım 2012Okuma5 dk · 978 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/18030 E., 2012/20483 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
500-1548
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

978 kelime·5 dk okuma

Davacı, muhtarlık yaptığı 28.03.1989-22.12.1993 ve 26.4.1999 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.

Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava konusu somut olayda, davacının, davalı Kurum tarafından 1.1.1985-25.3.1989 tarihleri arasında ve 1.7.2008 ve devam eden 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalılığı ile, 28.3.1989-22.12.1993 tarihleri arasında muhtarlık görevi nedeniyle 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının kabul edildiği, davacının ise, 28.03.1989-22.12.1993 ve 26.4.1999 tarihi itibariyle muhtar olması nedeniyle 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının tespitini istediği; mahkemece, istem gibi, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya içerisindeki belgelerden; davacının 28.3.1989-22.12.1993, 26.4.1999-28.3.2004, 28.3.2004-5.4.2009, 12.5.2009 tarihinde başlayan ve devam eden muhtarlık görevi bulunduğu, sadece, 28.3.1989-22.12.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayıldığı anlaşılmaktadır .

1-Davada uyuşmazlık konusu 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı iken muhtar seçilen davacının 2926 saylı Yasaya tabi sigortalılığın mı, yoksa, 2108 sayılı Yasaya tabi Bağ-Kur sigortalılığının mı, geçerli olacağının tesbitine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasının 4. maddesi hükmüne göre; köy ve mahalle muhtarlarından bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanlar 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamına alındığı gibi, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren de 5510 sayılı Yasanın 4/1-(b) maddesine göre sigortalı sayılmışlardır.

Öte yandan; 5510 sayılı Yasanın geçici 8. maddesinde, bu yasanın 4. maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Yasanın yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescil yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı öngörülmüştür. Söz konusu düzenleme muhtarları da kapsamaktadır.

5510 sayılı Yasanın 53 maddesine göre; (17/04/2008 kabul tarihli, 08/05/2008 tarih ve 26870 sayılı R.G.de yayımlanan 5754 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değiştirilen 1. ve 4. (ek fıkralar nedeniyle 6. fıkra) fıkra: Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olanların aylık bağlanma taleplerinde, en son sigortalı sayıldığı tarihten geriye doğru en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali esas alınır.

Bilindiği gibi muhtarlık "kamu görevi" cümlesinden olup, nitelik itibariyle ifa önceliği vardır. Diğer bir anlatımla, kişi muhtar seçildikten sonra sair işini-gücünü bir yana bırakıp (mesaisini) tüm emek ve çalışmalarını öncelikle bu kamu (muhtarlık) görevinin yerine getirilmesine hasredecektir.

Bu açıdan muhtarlık görevinin gerektirdiği çalışmaların ön planda tutulması ve zorunlu oluşu karşısında muhtarların, muhtarlık göreviyle ilgili çalışmalarının asıl ve baskın nitelikte, muhtarlık dışındaki sosyal ve ekonomik faaliyetlerinin ise, tali (ikincil) nitelikte kabul edilmesi doğru olur.

Zira, 2108 sayılı yasanın 4. maddesi ile köy ve mahalle muhtarları, sırf muhtarlık görevini içeren kamusal çalışmalarının yerine getirilmesi cümlesinden olarak, başkaca hiçbir faaliyetleri olmasa ve bu sebeple de herhangibir (sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmasalar) bile 1479 sayılı yasaya tabi olarak sosyal güvenlik koruması altına alınmışlardır.

Öte yandan, 2926 sayılı Yasanın 6. maddesinde yer alan, "Bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan... diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten... itibaren sigortalılıkları sora erer" hükmü gözetildiğinde, muhtarlık görevine başlama ile birlikte 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık başlayacak, Tarım Bağ-Kur sigortalılığı da sona ereceğinden, bu durumdakilerin, yani Tarım Bağ-Kur sigortalısı iken muhtar seçilenlerin 2108 sayılıyasanın 4. maddesi gereği olarak 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı kabul edilmeleri mecburiyeti vardır.

Aksine, sosyal güvenlik kurumları arasındaki hizmet ve gelir dağılımı dengesizliği nedeniyle, muhtar seçildiğinde hiçbir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanların, tabir caiz ise, boşta kalanların, (1479 sayılı Yasa kapsamına alınmaları sonucu) 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı iken muhtar seçilenlerden daha önde (avantajlı) duruma gelecekleri, bu durumun ise, Tarım Bağ-Kur sigortalıları aleyhine eşitsizliğe yol açacağı yadsınamaz.

O nedenle, sözü edilen 4. maddenin, 2926 sayılı Yasanın 6. maddesiyle birlikte değerlendirilerek, lehe yorumlanması daha doğru bir yaklaşım tarzı olup, anılan yorum tarzı yasanın ruhuna ve amacına uygun olur. Zira, bu gibilerin kendi isteğinin aksine 1479 sayılı Yasa dışında tutulmalarına yol açacak biçimde Tarım Bağ-Kur sigortalılığını sürdürmeye zorlanmaları adil bulunamaz. Kaldı ki, kişinin kendi durumuna en uygun sosyal güvenlik kurumunu seçme hakkını tanımak sosyal güvenlik hukukunun genel ilkelerindendir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında ,davacının 28.3.1989-22.12.1993, 26.4.1999-28.3.2004, 28.3.2004- 5.4.2009, 12.5.2009-16.09.2010 tarihleri arasında köy muhtarı olması nedeniyle, mevcut düzenlemeye 1479 ve (01.10.2008 tarihinden itibaren ) 5510 sayılı Yasanın 4/1-(b) maddesine göre sigortalılığın söz konusu olacağı, davanın açıldığı 16.9.2010 tarihine kadar tespite karar verilmesi yerine, tespitine karar verilen süre sonunun gösterilmemiş olması ve 2108 sayılı yasaya üstünlük tanınarak 1.7.2008 tarihinden dava tarihi olan 16.9.2010 kadar davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemek suretiyle çifte sigortalılığa yol açılmış olması ,usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2-Davacının tescili bulunan 28.3.1989-22.12.1993 dönemine ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, anılan dönem yönünden tespite karar verilmiş olması, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün tamamen silinerek yerine ;

"1-)Davanın kısmen kabul kısmen reddine;

2-)Davacının "26.04.1999-01.10.2008" 1479 sayılı Yasa kapsamında "1.10.2008-16.9.2010" tarihleri arasında 5510 sayılı Yasanın 4/1-(b) maddesine Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine;

3-)Peşin alınan 17,15 TL maktu harçtan 13.10-TL harcın mahsubu ile bakiye harcın istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine;

4- )1.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;

5-)1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Kuruma verilmesine;

6-)73,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranları dikkate alınarak 53.90- TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " bendlerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18030, K. 2012/20483, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18030
Karar No
2012/20483
Tarih
6 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/18030 K.2012/34937
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/18030 K.2012/25947
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/18030 K.2012/23566
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/18031 K.2012/23603
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/18031 K.2012/30213
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/18031 K.2012/20474

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.