İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/18121 K.2012/22679

Davacı, aksi tüm kurum işlemlerinin iptalini, 5510 sayılı Yasanın 4/I-a bendi kapsamında sigortalı sayılmasını ve sigorta başlangıç tarihinin 23.08.1982 olduğunun tespitini istemiştir.

Esas2012/18121Karar2012/22679Tarih21 Kasım 2012Okuma5 dk · 955 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/18121 E., 2012/22679 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
No
253-419
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

955 kelime·5 dk okuma

Davacı, aksi tüm kurum işlemlerinin iptalini, 5510 sayılı Yasanın 4/I-a bendi kapsamında sigortalı sayılmasını ve sigorta başlangıç tarihinin 23.08.1982 olduğunun tespitini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Yurtiçi çalışmaları ve sigortalılık tescili bulunup bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılamayan 15.01.1966 doğumlu davacı, 30.04.2012 günlü borçlanma başvurusuyla, 18 yaşın ikmal edildiği 15.01.1984 tarihinden sonraki yurt dışı çalışmalarından 5.050 günlük süreyi 3201 sayılı Yasaya göre borçlanmak istemiştir. Ancak bu başvuru, borçlanma talep tarihi itibarıyla Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle red edilmiştir.

Dosyada yer alan nüfus kayıt bilgilerine göre de davacı, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 20.maddesine göre izinle çıkma sonucu 07.12.1999 tarihi itibarıyla Türk Vatandaşlığını kaybetmiş; aynı yasanın 8.maddesine göre 24.11.2000 tarihi itibarıyla yeniden Türk Vatandaşlığına alınmış; yine aynı yasanın 20.maddesine göre izinle çıkma sonucu 04.04.2007 tarihi itibarıyla Türk Vatandaşlığını kaybetmiştir. Yine dava dosyası içerisinde yer alan 23.04.2012 tarihli TR 4 Formülerine göre de, davacının 23.08.1982-04.10.2005 tarihleri arası dönemde yurt dışı sürelerinin bulunduğu görülmektedir.

03.05.2012 günlü dava dilekçesinde, aksi tüm kurum işlemlerinin iptalinin de talep edilmiş olması karşısında iş bu davanın; yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen çalışma sürelerinin 3201 sayılı Yasa uyarınca ve 5510 sayılı Yasanın 4/I-a maddesinde öngörülen sigortalılık niteliği kapsamında borçlandırılması gerektiğinin ve rant sigortasına giriş tarihi olan 15.01.1984 tarihinin, sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkin olarak kabul edilmesi yerinde olacaktır.

Mahkeme, borçlanma talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle davanın tümüyle reddine karar verilmiş ise; verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

a) Öncelikle Dairemizin istikrar kazanmış uygulama ve içtihatları gereğince, Türk vatandaşlığından izinle çıkan ve borçlanma başvurusunda bulunduğu tarihte Türk vatandaşı olmayan kişilerin 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma istemlerinin, Türk vatandaşlığının yitirildiği tarih öncesine ait süreler yönünden kabul edilmesi gerekmekte olup, bu kişilere, Türk vatandaşlığından izinle çıkmadan önce yurt dışında geçirdiği sürelerine ilişkin olarak borçlanma hakkının tanınması gerekir.

Somut olayda davacının, 15.01.1984-07.12.1999 ve 24.11.2000-04.04.2007 tarihleri arası dönemdeki yurt dışı hizmetlerini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabilmesi mümkündür.

b) Borçlanmaya konu yapılabilecek anılan dönemlere ait yurt dışı sürelerin, 5510 sayılı Yasanın 4/I-a maddesinde öngörülen sigortalılık niteliği kapsamında borçlandırılmasının mümkün olup olmadığı konusuna gelince;

17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79.maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasının 3.maddesi “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.

Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır.”hükmünü içerirken;

Yine aynı Yasayla 3201 sayılı Yasanın 5.maddesine 4.fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra ile de; “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” Hükmü getirilmiştir.

Anılan 5754 sayılı Yasa ile, 3201 sayılı Yasada yapılan değişiklikler ve getirilen ek düzenlemelere birlikte bakıldığında; başvurulacak kuruluşların belirlenmesinde, eski 3.maddede öngörülen değişik hallerden tümüyle vazgeçilmiş ve sadece, Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği öngörülmüştür.

Yasanın bu açık hükmü karşısında, artık borçlanılan sürelerin, mülga diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında bir sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Yani , Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayan kişilerin, 3201 sayılı Yasaya dayalı borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/I-b kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.

Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği haiz bulunmaktadır.

Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinde, Türk sigortasına girişden önce, Alman rant sigortasına girilmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin, Türk Sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceği yönünde açık hüküm bulunurken; söz konusu Uluslararası sözleşmede, yurtdışında geçirilen çalışma sürelerinin, akit ülke mevzuatına göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi aşamasında, hangi sigortalılık niteliğine göre borçlanılabileceği konusunda açık ve özel bir düzenleme yer almamaktadır.

Şu halde yapılması gereken iş; her ne kadar 23.05.2012 günlü kurum yazısı ekindeki sigortalılık kaydı uygulama çıktısında, davacının yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescilinin bulunmadığı belirtilmekte ise de, konuya ilişkin tereddütlerin giderilmesi açısından, davalı Kurumdan bir kez daha usulünce yapılacak araştırma ile, davacının yurtiçi çalışmasının ve sigortalılık kaydının bulunup bulunmadığı saptanarak; bulunmaması halinde, uyuşmazlığa ve borçlanmaya konu yapılabilecek yurt dışı sürelerin, 5510 sayılı Yasanın, ancak 4/I-b maddesinde öngörülen sigortalılık niteliği kapsamında borçlanabileceğinin gözetilmesi gerekir.

c) Sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi konusuna gelince, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında aktedilen Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29.maddesinin 4.bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceği öngörülmüş ise de, anılan sözleşme hükmünün uygulanabilmesi, borçlanma talebinin yanında, rant sigortasına giriş tarihini de(somut olayda 15.01.1984 tarihi) içerecek şekilde, yurt dışı sürelerinin usulünce borçlanma işleminin sağlanması halinde mümkün olup; borçlanma işlemi yapılmadan, rant sigortasına giriş tarihinin sigorta başlangıcına esas alınması isabetli görülmemiştir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18121, K. 2012/22679, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18121
Karar No
2012/22679
Tarih
21 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/18121 K.2012/24427
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/18121 K.2012/23811
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/18122 K.2012/18970
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/18122 K.2012/34797
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/18122 K.2012/24425
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/18122 K.2012/22780

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.