İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/18220 K.2012/17381

Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.

Esas2012/18220Karar2012/17381Tarih4 Ekim 2012Okuma4 dk · 754 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/18220 E., 2012/17381 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
567-553
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

754 kelime·4 dk okuma

Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı ile davalılardan SGK Başkanlığı ve... Üniversitesi ... Hastanesi Başhekimliği avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, temyiz yoluna başvuran davalılardan SGK Başkanlığı ve... Üniversitesi ... Hastanesi Başhekimliği vekillerinin itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

15.08.1991 – 12.09.1991 tarihleri arasında davalı Üniversite Rektörlüğü’ne ait 293193 sicil numaralı işyerinden, 01.02.1992 – 30.04.1992, 19.11.1992 – 07.05.1996 dönemlerinde davalı Üniversite Vakfı İktisadi İşletmeleri’ne ait 317... sicil numaralı işyerinden adına tam gün üzerinden eksiksiz bildirim ve prim ödemeleri gerçekleştirilen, 07.05.1996 – 2007 döneminde ise aynı Üniversite’de bu kez 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri kapsamında iştirakçi olarak atama yoluyla kesintisiz çalıştırılan davacı hakkında işe giriş bildirgeleri düzenlendiği,

15.08.1991 ve 18.09.1991 işe giriş tarihli bildirgelerdeki imzanın davacıya ait olduğunun bilirkişi raporu ile saptandığı anlaşılmakta olup, 19.12.2008 günü açılan, 05.04.1990 – 15.08.1991, 12.09.1991 – 01.02.1992, 30.04.1992 – 19.11.1992 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak ara vermeksizin geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin işbu davada mahkemece yapılan yargılama sonunda, 05.04.1990 – 15.08.1991 dönemine ilişkin talep hak düşürücü süre nedeniyle reddedilip, kalan dönemler yönünden istem aynen hüküm altına alınmıştır.

Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin onuncu fıkrasında yer alan hak düşürücü süre uygulamasında, ilgili kişi hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenmediği, düzenlenmesine karşın yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, sigortalılık bildirimini içeren dönemsel sigorta primleri bordrosunun/aylık prim ve hizmet belgesinin hazırlanmadığı veya anılan süre içerisinde Kuruma teslim edilmediği, sigorta priminin Kuruma yatırılmadığı,

çalışmanın varlığı yönünde Kurum görevlilerince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre içerisinde yargı yoluna başvurması zorunludur. Bununla birlikte önemle vurgulanmalıdır ki, değinilen kuralın istisnası, kamu kurum ve kuruluşlarında gerçekleşen hizmete ilişkin olarak, SGK (SSK) Başkanlığı’na aktarılmasa dahi işveren tarafından ödenen ücret/maaş üzerinden sigorta primi kesintisi yapılması olgusudur.

Bir başka anlatımla, sözü edilen niteliğe sahip işyerinde çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin de belgelere dayandırılması asıl olduğundan, yukarıda açıklanan durumların hiçbiri gerçekleşmemiş olsa da SGK Başkanlığı’na aktarılmamasına karşın işverence ilgiliye ödenen ücret/maaş üzerinden sigorta primi kesintisi yapıldığı takdirde ilgili yönünden hak düşürücü süreye ilişkin hüküm uygulanamaz.

Diğer taraftan; işyerinde hizmet akdine dayanılarak zorunlu sigortalı olarak 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında çalıştırılanların, aynı işyerinde ara vermeksizin/kesintisiz 5434 sayılı Kanuna tabi çalışmalarını sürdürmeleri durumunda, 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin onuncu fıkrası gereğince açılan hizmet tespiti davaları yönünden hak düşürücü süre irdelenirken, sosyal güvenlik hakkının anayasal güvenceye sahip, vazgeçilmez temel insan haklarından olması,

sosyal güvenlik ile ilgili tüm kurumların 20.05.2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile tek çatı altında birleştirilmesi olgusu ve “sigortalı yararına yorum” ilkesi birlikte gözetildiğinde, anılan fıkradaki “hizmet” kavramının, “her iki kanun hükümleri kapsamında kesintisiz gerçekleşen çalışma” olarak anlaşılması ve buna göre değerlendirme yapılması, başka bir anlatımla, hak düşürücü süre başlangıcında, 5434 sayılı Kanuna tabi çalışmanın sona erdiği güne ait yıl sonunun esas alınması gerekmektedir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.04.2011 gün ve 2011/10-52 Esas - 2011/221 Karar, 28.09.2011 gün ve 2011/10-441 Esas - 2011/574 Karar, 07.12.2011 gün ve 2011/10-641 Esas - 2011/741 Karar, 08.02.2012 gün ve 2011/10-587 Esas - 2012/59 Karar, 08.02.2012 gün ve 2011/10-626 Esas - 2012/61 Karar, 15.02.2012 gün ve 2011/10-751 Esas - 2012/68 Karar, 15.02.2012 gün ve 2011/10-752 Esas - 2012/69 Karar, 21.03.2012 gün ve 2012/10-15 Esas - 2012/228 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında dava değerlendirildiğinde, çalışmaya 5434 sayılı Kanun hükümleri kapsamında kesintisiz devam edilmesi olgusu ile 2007 yılında işten çıkış ve dava tarihi dikkate alındığında 05.04.1990 – 15.08.1991 dönemine ilişkin istem yönünden hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı belirgindir.

Bu bakımdan, anılan dönem yönünden yöntemince esasa ilişkin inceleme ve araştırma yapılmalı, özellikle, 15.08.1991 tarihinde işe girdiğine ilişkin bildirgedeki imzanın davacıya ait oluşu, kamu kurum ve kuruluşu niteliğindeki işyerlerindeki çalışmaların kayıtlara geçirilip ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, resmi kayıt ve davacının imzasını taşıyan belge içerikleri ile çelişkili tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği dikkate alınmalı ve elde edilecek sonuca hüküm kurulmalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan döneme ilişkin istemin hak düşürücü süre gerekçesiyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18220, K. 2012/17381, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18220
Karar No
2012/17381
Tarih
4 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/18221 K.2012/22559
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/18221 K.2012/29659
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/18223 K.2012/31009
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/18224 K.2012/21912
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/18224 K.2012/30225
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/18225 K.2012/22127

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.