KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/18247 E., 2012/21067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 206-543
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve temyiz edenin sıfatına göre aşağıdaki karar tespit edildi.
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin b bendinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekir. Davalılardan ... Turz. San. ve Tic. A.Ş.’nin ünvanının karar başlığına ... A.Ş. olarak yazılmış olması, usul ve yasaya aykırıdır.
2- Davacı için, davalılardan işverene ait işyerinden 01.06.2002 ve öncesinde kısmi, 08.01.2003 tarihli işe giriş bildirgesi ile, 08.01.2003 – 09.04.2005 arası sürede tam, 25.11.2005 – 11.03.2006 tarihleri arası sürede tam olarak sigorta bildirimlerinin yapıldığı görülmüş; davacı, 01.05.1994 – 13.03.2006 tarihleri arasında çalıştığının ve eksik bildirilen sürelerin tespitini istemiş; Mahkeme, 08.01.2003 tarihi öncesine ilişkin isteğin reddine, davacının, 08.01.2003 – 13.03.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını esas alarak, eksik bildirilen 227 günlük sürenin tespitine karar vermiştir.
Mahkemenin dinlediği tanıklardan bir kısmı çalışmaların kesintili olduğunu beyan etmişler, bir kısmı da, kabulüne karar verilen dönem öncesine ilişkin beyanda bulundukları görülmüş olup; buna göre, kabulüne karar verilen (10.04.2005 ila 24.11.2005 tarihi arası dönem ve 12.03.2006, 13.03.2006 günleri) sürelere ilişkin olarak,–varsa- işveren nezdindeki belgeler getirtilmeli;
işbu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince yeterince araştırılmalı;
yukarıda öngörülen nitelikte yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden ise, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama aşamasında dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı kapasite ve niteliği nazara alınmalı böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip;
deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18247, K. 2012/21067, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama