KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/18702 E., 2012/14824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 947-1145
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... Gıda Nak Oto Tic. Paz. A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleridir. Mahkemece, davalı işverenin 10. madde ile sorumlu olup olmadığı irdelenmeksizin, ve diğer taraftan kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır
Dosya kapsamına göre, davalı işverene ait nakliyat işyerinde şoför olarak çalışan sigortalı, Bandırma'dan Çanakkale'ye şehirlerarası yük taşıdığı sırada, ... Çiftliği civarında, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek köprü korkuluklarına çarpması sonucu vefat etmesi şeklinde gelişen trafik-iş kazasında; birinci raporda sigortalıya % 50, işverene % 50 kusur verildiği,ikinci raporda, sigortalıya % 60 işverene % 40 kusur verildiği görülmüştür.Bu raporlar yeterli görülmeyerek alınan üçünçü raporda ise, sigortalı, % 100 kusurlu, işveren kusursuz bulunmuş olup, Mahkemece, yetersiz bulunan ikinci Rapora göre karar verilmiştir.
Hükme esas alınan ikinci Raporda, aracın takograf cihazının elektrik bağlantısının bulunmaması ve takograf cihazı takma zorunluluğu bulunan kamyonu trafiğe çıkartan davalı kusurlu bulunmuş ise de, sırf takograf cihazının takılı olmaması kazaya sebebiyet veren kusurlu bir davaranış olarak nitelendirilemez.Trafik kazasının oluşmasına sebebiyet verecek, örneğin, sigortalının işveren tarafından yasal olarak çalıştırılması gerekenden daha fazla çalıştırılması gibi, kaza ile kusurlu davranış arasında uygun illiyet bağı bulunan kusurlu davranışının tespiti gerekmekte olup,bu yönüyle de raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 506 sayılı Yasanın 9. maddesi - (Değişik : 25.08.1999 - 4447 / 12 md. Y.T. 08.09.1999) ''İşveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür. İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile, Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.
(Ek : 14.07.1999 - 4410 / 1 md.) Dışişleri Bakanlığının sigortalı olarak yurtdışı göreve atanan personeli için işe giriş bildirgeleri ise, Kuruma en geç üç ay içinde gönderilir. ''
Düzenlemesini öngörmektedir.Anılan yasanın 10. maddesine göre, 9. maddede öngörülen işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma intikal ettirmeyen işverenler hakkında 26. maddede öngörülen sorumluluk halleri aranmaksızın, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle Kurum tarafından bağlanan gelir ve harcamanın işverenden tahsil edileceğini düzenlemiştir.Yani, davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 2.maddesiyle değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9 ve 10.maddesi hükmüne göre, rücu alacağından sorumluluğu için;işe giriş bildirgesinin sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da, işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesinden önce meydana gelmesi gerekir.
Davalı işverene ait işyerinin hangi tarih itibarıyla 506 sayılı Yasa kapsamına alınması gerektiği belirlenmeli,bu kapsamda işyerinin tesciline ilişkin dosya getirilmeli ve varsa Işverence verilen işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal tarihi belirlenmeli, sigortalının davalı işverene ait işyerinde işe başladığı tarih açık ve net biçimde saptanmalı ve özellikle sigortalıya ait işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal ettiği tarih ile, iş kazası aynı tarihe rastlıyor ise, işe giriş bildirgesinin daha önce verildiğinin ispat yükünün işverene ait olacağı gözetilmeli, bütün bu olgular hep birlikte değerlendirilerek somut olayda 506 sayılı yasanın 9. ve 10.maddesi hükmündeki koşulların oluşup oluşmadığı tespit edilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, konusunda ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden oluşa ve iş güvenliği mevzuatına uygun, davalı işverenin kusurunu irdeleyen ve çelişkiyi gideren rapor alınmalı, ve diğer taraftan işyeri dosyası, sigortalının işe girişine ilişkin işe giriş bildirgeleri getirilmeli ve sonucuna göre 9 ve 10. maddenin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ve davalılar ... Gıda Nak Oto Tic Paz A.Ş avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18702, K. 2012/14824, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama