İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/19201 K.2013/11230

Dava, ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Esas2012/19201Karar2013/11230Tarih23 Mayıs 2013Okuma5 dk · 1.011 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/19201 E., 2013/11230 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.011 kelime·5 dk okuma

Dava, ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

08.03.2001 günü yaşamını yitiren sigortalı ile evlilik ilişkisi olmaksızın birlikte yaşayan davacının istemi, anılan sigortalı üzerinden 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince ölüm aylığına hak kazandığının tespitine yöneliktir.

Anayasa’nın; 41. maddesinde, ailenin, Türk toplumunun temeli olduğu ve “eşler” arasında eşitliğe dayandığı vurgulanmış, 90. maddesinde, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamayacağı, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun; 141. maddesinde, evlenme töreninin, evlendirme dairesinde evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılacağı, ancak, evleneceklerin istemi üzerine törenin evlendirme memurunun uygun bulacağı diğer yerlerde de yapılabileceği, 142. maddesinde, evlendirme memurunun, evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini soracağı, evlenmenin, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşacağı, 185. maddesinde, evlenmeyle “eşler” arasında evlilik birliğinin kurulmuş olacağı hüküm altına alınmıştır.

506 sayılı Kanunun; 2. maddesinde, bu Kanunda belirtilen Sosyal Sigorta yardımlarından sigortalılar ile bunların “eş” ve çocukları ve sigortalıların ölümlerinde bu Kanuna göre “hak sahibi” olan kimselerinin yararlanacağı bildirilmiş, 65. maddesinde, ölüm sigortasından sağlanan yardımlar arasında ölen sigortalının “eşine” aylık bağlanmasına yer verilmiş, 66. maddesinde, ölen sigortalının “hak sahibi kimselerine” aylık bağlanacağı açıklanmış, 68. madde başlığı “Eş ve çocuklara aylık bağlanması” olarak düzenlenerek anılan maddede, ölen sigortalının “dul eşine” aylık bağlanacağı öngörülmüştür. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun ise; 3. maddesinde hak sahibi, sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri

ile malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü durumunda gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan “eş”, çocuk, ana ve babası olarak tanımlandıktan sonra 32. maddesinde, ölen sigortalının “hak sahiplerine” ölüm aylığı bağlanması, ölüm sigortasından sağlanan hak olarak vurgulanmış, 34. maddesinde, ölen sigortalının “dul eşine” ölüm aylığı bağlanacağı belirtilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler ve metinlerde yer alan ibarelerin taşıdığı anlam hep birlikte değerlendirildiğinde, 506 sayılı Kanun ve diğer sosyal güvenlik mevzuatında ölüm sigortasından yararlanacak kişiler arasında belirtilen “eş/hak sahibi” kavramından Türk Medeni Kanunu hükümleri gereğince gerçekleştirilmiş resmi evlilikler sonucu kazanılan yasal konumun amaçlandığı, evlilik dışı birlikteliklerin kapsam dışı tutulduğu, her türlü kuşkudan uzak bulunmaktadır.

Bununla birlikte, Anayasa’nın 90. maddesi gereğince iç hukukun ayrıcalıklı bir parçası olup, iç hukukta doğrudan/kendiliğinden uygulanma güç ve yeteneğine sahip bulunan İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ( İHAS - İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme) hükümlerinin de irdelenmesinde fayda bulunmaktadır. Sözleşme’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlığını taşıyan 8. maddesi ile aile hayatının korunması güvence altına alınırken, “Evlenme hakkı” başlıklı 12. maddede, evlenme çağına gelen her erkek ve kadının, bu hakkın kullanımını düzenleyen ulusal yasalara uygun olarak evlenme ve aile kurma hakkına sahip olduğu vurgusu yapılmıştır.

Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce ... numaralı davada verilen 02.11.2010 tarihli karar konuya ışık tutabilecek niteliktedir. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın nedeni, Şerife Yiğit (başvuran) adlı Türk vatandaşının yaptığı başvurudur.

Türk Medeni Kanunu hükümleri kapsamında geçerli evlilik (resmi nikah) ilişkisi kurulmaksızın yıllardır birlikte yaşadığı kişinin yaşamını yitirmesi üzerine sosyal güvenlik kurumuna başvurarak ölen kişi üzerinden kendisine sosyal sigorta yardımı yapılmasını isteyen başvuranın bu talebinin Kurum ve mahkemelerce reddedilmesi üzerine gerçekleştirilen başvuruda Mahkeme; “ ….

AİHS’nin hükümleri, ilke olarak, Yüksek Sözleşmeci Devletlerin, belirli bir sınıf veya gruptan oluşan bireylere, farklı muamelenin, sonuçlarının, bütün olarak, yasal sınıf veya grup için AİHS ve Protokolleri kapsamında haklı gösterilebilecek olması halinde, diğerlerinden farklı muamele edilmesini sağlayan yasama tedbirleri yoluyla genel politika tasarılarını çıkarmalarının önüne geçmez.

Başka bir deyişle, 14. madde, farklı olgusal koşulların tarafsız olarak değerlendirmesine dayanan, kamu çıkarına dayalı olarak toplumun çıkarlarını koruyan ve AİHS’nin teminat altına aldığı hak ve özgürlüklere saygı gösterilmesi arasında adil denge sağlayan muamele farklılıklarının önüne geçmez. ….

Yüksek Sözleşmeci Devletler, kanunda benzer durumlardaki farklılıkların farklı bir muameleyi haklı gösterip göstermeyeceği veya ne dereceye kadar haklı göstereceğinin belirlenmesinde belirli bir takdir payını kullanmaktadırlar. Bu pay devletin, mali kaynaklarıyla yakından ilintili olan genel mali, ekonomik ve sosyal tedbirlerinin uygulanmasında daha geniştir. ….

Evliliğin korunması, ilk olarak, evli ve evli olmayan çiftler arasında farklı muameleyi haklı çıkarabilecek kadar önemli ve makul bir nedendir. Evlilik, bu kavramı, beraber yaşayan bir erkek

ile kadının durumundan büyük ölçüde ayıran hak ve yükümlülükler bütünüdür. Dolayısıyla, devletlerin, özellikle de vergilendirme, aylıklar ve sosyal sigorta hakları gibi mali politikalar ve sosyal politika konularına giren sorunlarda, evli ve evli olmayan çiftlere farklı muamelede bulunma konusunda belirli bir takdir payı bulunmaktadır..

Yukarıdakiler ışığında, AİHM, söz konusu muameledeki farklılığın öncelikle kamu düzeni ile başkalarının hak ve özgürlüklerini koruma yönündeki meşru amacı güttüğünü kabul eder.. Medeni Kanun’a göre resmi nikâhın geçerli olması ve üçüncü taraflar ile devlet arasında etkisinin olabilmesi için bağlayıcı hukuki evrakların düzenlenmesi gerekmektedir..

Ayrıca resmi nikâhı düzenleyen bağımsız ve resmi koşulları öngören kurallar açık ve ulaşılabilirdir, resmi nikâh kıyma düzenlemeleri kolay anlaşılırdır, ilgili kimselere haddinden fazla yük yüklemez.. Bu hususlar ışığında, AİHM, bahse konu muamele farklılığı ile güdülen meşru amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunduğu sonucuna varır. Bu nedenle söz konusu muamele farkı için tarafsız ve makul bir gerekçe bulunmaktadır..

8. madde, aile hayatına saygı gösterilmesi hakkının güvencesini vererek, ailenin varlığını gerektirir.. Ayrıca, Devlet’in planladığı ve demokratik bir toplumda görüşlerin makul biçimde büyük ölçüde farklılaşabildiği ekonomik, mali ve sosyal politikalar çerçevesinde, bu takdir yetkisi ister istemez daha geniştir..

Buna göre, AİHM, 8. maddenin Devlet’e dini nikâhı tanıma yükümlülüğü getirdiği biçiminde yorumlanamayacağı görüşündedir. … ” yönündeki yaklaşımıyla Sözleşme'ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesiyle birlikte alındığında AİHS’nin 14. maddesinin ve ayrıca 8. maddesinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç olarak; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, yaşamını yitiren sigortalı ile Türk Medeni Kanunu hükümleri kapsamında geçerli evlilik ilişkisi olmaksızın birlikte yaşayan davacının, anılan Kanun kapsamında “eş” ve giderek, sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde “hak sahibi” olarak kabul edilemeyeceğinin belirgin bulunmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/19201, K. 2013/11230, 23 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/19201
Karar No
2013/11230
Tarih
23 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/19202 K.2013/20772
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/19203 K.2013/20771
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/19205 K.2013/20760
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/19205 K.2013/10352
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/19205 K.2013/12691
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/19206 K.2013/20753

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.