KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/19559 E., 2012/17591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 176-484
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Davacı, hak sahibi oğlunun tedavisi için yurtdışında yapılan masrafların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sıfat yokluğu nedeniyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacının hak sahibi oğlu, ziyaret amacıyla Almanya’da bulunduğu sırada, düşerek kolunu kırmış ve tedavisi acil olarak Alman sağlık sunucuları tarafından yapılmıştır. Tedaviye ilişkin olarak, özel çocuk acil doktoru tarafından 308,03 Euro’ya ilişkin 07.06.2010 tarihli, acil yardıma ilişkin ambülans ücreti olarak 520,00 Euro’ya ilişkin 07.06.2012 tarihli, Münih Üniversitesi Hastanesi tarafından 1116,70 Euro’ya ilişkin 17.08.2010 ve aynı hastanece (davacı tarafından peşin olarak ödenen 200,00 Euro düşülerek) kalan 1390,15 Euro’ya ilişkin 17.08.2010 tarihli belgelerin düzenlendiği; davacının ... Başkanlığına yaptığı ödemeye ilişkin başvurunun, yurtdışına görevli olarak gitmediği gerekçesi ile reddedildiği görülmüştür.
Davacı, 29.11.2010 tarihli taahhüt belgesi ile, Münih Üniversitesi Hastanesi tarafından, tedavi giderlerine ilişkin istenilen 2506,85 Euro 'yu, ... Başkanlığından alarak ödeyeceğini beyan etmiş olduğu gibi; anılan hastaneye tedavi gideri olarak 200,00 Euro’nun peşin olarak ödendiği hususları gözetildiğinde, hak sahibi oğlunun tedavisi nedeniyle yurt dışında yapılan sağlık yardımlarını istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilerek; Mahkemece, davanın esasına girilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; davacı tarafından, Alman sağlık sunucusuna henüz ödeme yapmadığı, buna göre, henüz alacak hakkı ve davacı sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/19559, K. 2012/17591, 5 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama