KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/19678 E., 2013/3104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmü, davacı avukatının temyiz etmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kural olarak yargılama giderleri, davada haksız çıkan, eş söyleyişle aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir Bir davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini, haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır( HUMK. m.417)
Bu noktada, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 417. (HMK m.326.) maddesinde tarafların kusuru esası değil, davada haklı çıktıkları oran göz önünde tutulmuştur. (Y.H.G.K 01.12.1955, E: 1/205, K: 439 )
O halde; özel bir sebep bulunmayan hallerde, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi, taraflar kısmen haklı çıkarsa haklı çıktıkları oranda paylaştırılması gerektiği kuşku ve duraksamadan uzaktır.
Davalı tarafın yasaya aykırı fiili nedeniyle ortaya çıkan davacının tazminini talep ettiği davaya konu alacağın tahsil imkanının sonradan yürürlüğe giren Kanun hükümleriyle ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bu yönde, davalıların haksız olmalarına karşın, davanın konusuz kalmasında dava tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanuni düzenlemenin etkili olduğu ve böylece davanın açılmasına davalıların neden olduğu yönü gözetilmeksizin, yargılama giderlerine ilişkin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/19678, K. 2013/3104, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama