KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/20287 E., 2012/21815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 939-417
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Davacı, aksi kurum işleminin iptalini, yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen 14.09.2001-24.02.2009 arası yurt dışı süresi ile, 24.02.2009 tarihli Türk Vatandaşlığından çıkmadan önce 30.05.1995-05.12.1996 tarihleri arası dönemde yapılan askerlik süresini borçlanabileceğinin tespitini istemiştir. Bilahare verilen ıslah dilekçesiyle, yurt dışı borçlanma süresi sonu 24.12.2009 olarak düzeltilmiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde ıslahen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum’un sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava dosyası içerisinde yer alan 25.10.2011 günlü nüfus kaydına göre,davacının 403 sayılı Türk Vatandaşlık Yasa’sının 20.maddesi uyarınca, İçişleri Bakanlığının 31.12.2008 tarihli kararıyla Türk Vatandaşlığından çıkmasına izin verilmiş olup; Türk Vatandaşlığından çıkma belgesini teslim aldığı 24.02.2009 tarihi itibarıyla Türk Vatandaşlığını kaybettiğinin anlaşılması karşısında, yurt dışı borçlanma süresi sonunun 24.02.2009 tarihi olarak alınması gerekirken, Türk Vatandaşı olunmayan dönemi de içerecek şekilde,borçlanma süresi sonunun 24.12.2009 olarak alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/20287, K. 2012/21815, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama