KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/20310 E., 2012/22027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 339-1044
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tesbitini talep etmiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı işveren vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İtibari hizmet süresinin tespitine ilişkin işbu davada, husumet konusu öncelikle halledilmesi gereken bir konu olup; davalı işveren yanında, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumunda olan yasal hasım durumundaki Sosyal Güvenlik Kurumu'na da husumet yöneltilmesi ve anılan Kurum yönünden de hüküm kurulması gerekirken, Kuruma husumet yöneltilmeden karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüş olup, hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olduğundan, itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir çalışmaların başlangıç ve bitiş tarihlerinin ayrı ayrı hüküm fıkrasında belirtilmesi gereğinin gözetilmemiş olması da isabetsizdir.
Mahkemece yapılması gereken iş, yasal hasım durumunda Sosyal Güvenlik Kurumuna husumet yöneltilmesini sağlamak ve göstereceği delilleri toplamak, ayrıca davacıya talebini açıklattırmak suretiyle infaza elverişli hüküm kurmaktan ibarettir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/20310, K. 2012/22027, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama