KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/20497 E., 2012/19524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 228-226
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Asıl dava ve birleşen dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyularak davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan Amasya Belediyesi avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine davalı Kurumun temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-)Davalı ... vekilinin yüzüne karşı 22.06.2012 tarihinde tefhim olunan hükmün, tefhimden itibaren başlayan yasal 8 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra, 16.08.2012 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin süreden reddine,
2-Davacı Kurum vekilinin temyiz itirazları üzerinde yapılan incelemede ise;
Asıl dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma girin sigortalı için yapılan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin tamamı olan 1.882 TL ile, bağlanan gelirin 2.000 TL'lik kısmının tahsili istemine ilişkin olup, bozma öncesi yapılan yargılama sonunda hükmü temyiz etmeyen davalı ... yönünden Kurum lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu halde, bu davalının teselsülen sorumluluğuna karar vermek gerekirken, kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, asıl davada ,işveren belediyenin % 80 kusuruna isabet eden kısmı ile ve taleple sınırlı karar vermek gerektiğinden geçici iş göremezlik ödemeleri ve tedavi giderinin kusur oranını aşan miktarının reddine ilişkin mahkeme kararı yerinde ise de, bağlanan gelir yönünden kusur oranınına isabet eden ilk peşin değerli gelirin altında kalan talep miktarının tamamına hükmetmek gerekirken eksik rücu alacağına hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Diğer taraftan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'e göre davalı ... yönünden reddedilen miktar üzerinden nisbi vekalet ücreti ile sınırlı karar vermek gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve vekili olmadığı halde davalı ... lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/20497, K. 2012/19524, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama