KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/20563 E., 2012/19140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 813-298
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Dava, borçlu aleyhine haksız ödeme nedeniyle yapılan icra takibine, borçlunun yetkiye ve borca itirazının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulü ile Aydın Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla mahkemenin yetki itirazının reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davalının yersiz aldığı aylıklarını tahsili amacıyla Çorum İcra Dairesinde başlatılan takipte, borcun esası ile birlikte İcra Dairesinin yetkisine de itiraz etmesi üzerine itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin olup, mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Aydın İş Mahkemesine gönderildiği ve davalının yetki itirazını mahkemede de yinelediği ve mahkeme, yetkisiz olduğuna karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, icra dairesinin yetkisine itiraz halinde, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu yargı çevresi içindeki görevli mahkemenin öncelikle kendi yetkisini mi, yoksa icra dairesinin yetkisini mi inceleyip sonuca bağlaması gerektiğinin aydınlatılmasında vermiştir.
İlamsız takipte borçlunun mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine ve borca birlikte itirazı nedeniyle takibin durması karşısında yasa alacaklıya iki yol tanımıştır. İİK. m. 68 ve 69. maddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemek veya İİK. 67. maddesi gereğince mahkemeden itirazın iptalini istemektir. Her iki halde de gerek mahkeme ve gerekse tetkik mercii, yetki itirazını HUMK'nun 117. maddeleri çerçevesinde ilk itiraz olarak öncelikle incelemek ve karar zorundadır.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Bir icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, bu itiraz usulünce incelenip çözümlenmeden geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemez. Mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun olmasın mahkemenin öncelikle tetkik merciinin yerine geçerek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek sonuçlandırmak zorundadır. (HGK 20.11.2002 2002/19-900-994, 06.10.2004, 2004/19-410-471) Bu nedenle mahkemece icra dairesinin yetkisine ilişkin davalının itirazı hakkında herhangi bir değerlendirme yapmaksızın sadece kendi yetkisi hakkında itirazı inceleyerek karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/20563, K. 2012/19140, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama