KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/20872 E., 2012/27390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/771-2012/158
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma
Dava, ödeme emrininin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı ... Başkanlığı tarafından; asıl borçlusu ...
Profesyonel Kulübü olan prim ve gecikme zammı borcunun ödenmemesi nedeniyle, kulüp yönetim kurulu üyesi olan davacı aleyhine 2004/10292 sayılı takip dosyasından 2003/5 - 11'inci aylar, 2004/15755 sayılı takip dosyasından 2003/12 - 2004/8'inci aylar, 2005/14513 sayılı takip dosyasından 2004/9 - 2005/2'nci aylar, 2006/12209 sayılı takip dosyasından 2006/3 - 10'ncu aylar, 2007/14071 sayılı takip dosyasından 2006/11 - 2007/2 aylar, 2007/18845 sayılı takip dosyasından 2007/5 - 7'inci aylar, 2008/12489 sayılı takip dosyasından 2007/7 - 2008/1 aylar, 2008/20059 sayılı takip dosyasında 2008/4 - 9'ncu aylar, 2009/10970 sayılı takip dosyasında 2008/3,
10 ve 11'nci aylar, 2009/17892 sayılı takip dosyasında 2008/10 - 2009/4 aylara ilişkin prim ve gecikme zammı alacağı talebiyle ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından sorumluluk koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek, ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır.
Yargılama sırasında, davalı tarafından düzenlenen 11.10.2011 gün 19127199 sayılı yazı ile davacının 2008/6 ilâ 2009/10'uncu aylarda yönetim kurulu üyesi olduğu gözetilerek, yönetim kurulu üyesi olmadığı dönemlere ait olan 2004/10292, 2004/15755, 2005/14513, 2006/12209, 2007/14071, 2007/18845, 2008/12489 sayılı takip dosyalarıyla ilgili takiplerin iptal edildiği belirtilmiş; 2008/20059 sayılı takip dosyasında kısmen iptal ile 2008/6, 7, 8, 9.'uncu aylar, 2009/10970 sayılı takip dosyasında da kısmen iptal ile 2008/10, 11'inci aylar ve 2009/17892 sayılı takip dosyasında ise tamamından (2008/10 - 2009/4'ncü aylar) prim ve gecikme zammı alacağından sorumlu olduğu belirtilerek bu dönemlere ait kamu borcunun ödenmesi istenmiştir.
Mahkemece, davalı ...'nun 11.10.2011 tarihli ikinci işlemi esas alınarak iptal edilen ödeme emirleriyle ilgili takipler hakkında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer takipler yönünden ise davacının yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle sorumlu olduğu belirtilerek davanın reddine ve bu miktarlar yönünden %10 tazminata karar verilmiştir.
1- Dosyadaki belgelerden, davacının 20.6.2008 – 24.10.2009 döneminde kulüp yönetim kurulu üyeliği yaptığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ... tarafından yönetim kurulu üyeliğinin bulunmadığı döneme ilişkin ödeme emirlerinin iptal edilmesinde ve Mahkemece de bu dönemler hakkında konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı ... Başkanlığının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı ... tarafından iptal edilmeyen 2008/20059 sayılı takip dosyasının 2008/6, 7, 8, 9.'uncu aylar, 2009/10970 sayılı takip dosyasının 2008/10, 11'inci aylar ve 2009/17892 sayılı takip dosyasında 2008/10 - 2009/4'ncü aylar prim ve gecikme zammı alacağından yönünden verilen karara gelince:
Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması; önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmesine bağlıdır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun m.80 hükmü, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir. Anılan maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktarlara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir.
Aynı maddenin onikinci fıkrasına göre de; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Anılan yasal düzenlemeye göre, prim borçlusu, primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, üst düzey yönetici oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar. HGK'nun 18.02.2009 gün ve 2009/10-36 E., 2009/82K. sayılı kararında da bu ilkeler belirtilmiştir.
Yukardaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için; işveren kamu kurum ve kuruluşu ise kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması; tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gereklidir.
Somut olayda; davacıdan talep edilen ... Profesyonel Kulübü'ne ait prim ve gecikme zammı alacağının tahakkuk ettiği tarihte davacının kulüp yönetim kurulu asil üyesi olduğu tespit edilmişse de davacının kulüp adına temsil ve ilzam yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmiş değildir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş, davacının ... Profesyonel Kulübü adına temsil ve ilzam yetkisinin bulunup bulunmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Belirtildiği şekilde araştırma yapılmaksızın davacının sorumluluk koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/20872, K. 2012/27390, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama