KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/21323 E., 2012/20869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 695-1016
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı SGK Başkanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ile davalı SGK Başkanlığı avukatlarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 20.05.2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36’ncı maddesi hükmüne göre; ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmların harçlardan bağışık olduğu göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davalı Kurumun harç tutarından sorumluluğu yönünde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve 389. maddeleri (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi) uyarınca, kararın anılan maddelerde tanımlanan unsurları taşıması ve “iki tarafa tahmil ve bahşedilen hakların şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılması gereklidir (taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir)” yönündeki hükümlerinin, kararın yazımında dikkate alınmayarak, hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde, yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, "davalıdan" tahsiline şeklinde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-) İstemin teselsüle dayalı olmasına rağmen; davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen tahsili yerine, “davalılardan” tahsiline biçiminde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/21323, K. 2012/20869, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama