KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/21918 E., 2012/22847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 256-680
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma
Davacı Kurum, murisi babasının iki ayrı sigortalılık dosyasından bağlanan aylığın yersiz olup, istirdadını istemiş; hak sahibi tarafından açılıp, birleştirilen davada ise, her iki aylığın ayrı ayrı ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkeme, bozma üzerine, ilamında belirtilen gerekçe ile, tarafların istekleri hüküm altına alınmıştır. Hükmün, tarafların avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı hak sahibine (birleşen dosyanın davacısına), murisi babasının, 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri esas alınarak, 15.11.2001 tarihinden itibaren devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan. 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi esas alınarak, 21.11.2001 tarihinden itibaren devredilen Bağ-Kur’dan olmak üzere, iki ayrı ölüm aylığı bağlanmış.
Kurum, 2829 sayılı Yasa gereği hizmetleri birleştirerek, son sigorta Kurumu olan Bağ-Kur’dan bağlanan aylığı ödemeye devam etmiş. 2005 yılında açtığı iş bu dava ile, 506 sayılı Yasa kapsamında bağlanan aylığın iptal edilmesi ile, anılan Yasadan ödenen aylıkları borç çıkarıp, 13.410,04 TL yersiz aylığın istirdadını istemiş; hak sahibi ise, birleşen dava ile, her iki sigorta nedeniyle ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, Kurum’un (devredilen SSK) açtığı istirdat davasının kabulü ile, 47.875,33 TL yersiz aylığın istirdadına; hak sahibi tarafından açılan davanın kabulü ile, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın, SSK hizmetleri ile bağlanan ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dairemizin, önceki bozma kararında belirtildiği gibi, istirdat davasına konu edilen 13.410,04 TL aylıklardan, 4134,65 TL’si davalıya değil, annesine ödenen ve davalıdan istirdada konu yapılamayacak aylıklar olup; bu durumda, davalıya ödenen aylıklardan uyuşmazlık konusu olan miktar 9275,39 TL’dir.
Yine, Dairemizin, anılan kararında belirtildiği gibi. 2829 sayılı Yasanın uygulanması sonucu hizmet birleştirme dışında (hizmetlerin birleştirilmesi tamamen sigortalı veya hak sahiplerinin iradesine bağlıdır), davalıya, murisi babasının farklı dosyalarından ayrı ayrı aylık bağlanıp, ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Davalı tarafın, iki aylığın ayrı ayrı ödenmesi gerektiğini, bu olmadığında, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, SSK’dan bağlanan aylığın ödenmesini beyan ettiği; ayrıca, her iki aylığın da ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkin birleşen davadaki husumetini devam ettirdiği gözetildiğinde, hangi aylığın istenildiği açık irade beyanı ile ortaya konulmayıp, her iki aylığın, ayrı ayrı ödenmesini istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı Kurum’dan, salt 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri ile devredilen SSK’dan, yine, salt 1479 sayılı Yasadaki sigortalılık süreleri ile devredilen Bağ-Kur’dan, ayrıca, hizmet birleştirmesi ile, son Kurum olan Bağ-Kur’dan ödenecek aylıklar sorularak, üç farklı durumdaki aylıktan yüksek olanın ödenmesi gerektiği esas alınıp; davalının yersiz aylık nedeniyle borcu buna göre Kurum’dan sorulup, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak, istirdada konu miktar belirlenip, sonucuna göre karar verilmelidir.
2- Kabule göre de; davacıya ödenen ve Kurum lehine istirdadına karar verilen 47.875,33 TL’nin, davalıya hizmet birleştirmesi ile, 2004 yılı ila, 2012 yılları arası dönemde ödenen aylıklar olduğunun gözetilmemiş olması isabetsiz olduğu gibi; ayrıca, talep aşılarak fazla alacağa hükmedilmiş olması da, usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, hak sahibi davalıya, yukarıda belirtilen üç durumdan (506 ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetlerin birleştirilmesi ile, son Kurum olan Bağ-Kur’dan veya salt 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetleri ile, devredilen SSK’dan, veyahut, salt, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetleri ile, devredilen Bağ-Kur’dan) birisine göre babasının hangi dosyasından aylık ödeneceği belirlenip, diğer durumlara göre aylık alamayacağı hükümde belirtilmeli; Yine, Kurum’un istirdada konu yapabileceği miktar yukarıda belirtilen şekilde belirlenip, dava ve birleşen dava yönünden, ayrı ayrı olmak üzere, hüküm kurularak karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/21918, K. 2012/22847, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama