KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/21931 E., 2012/21829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 204-1051
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karâr vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, geçirdiği iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesidir.
Mahkemece, sigortalının davalı işveren aleyhine açtığı tazminat dosyasında alınan kusur raporuna dayalı olarak karar verilmiş olup; bu rapora göre, davalı işveren şirket % 60 oranında, sigortalı ise, % 40 oranında kusurlu bulunduğu halde, gerekçeli kararda, maddi hata sonucu, tarafları ve konusu farklı olan başka bir davada alınan kusur raporuna göre, davalıların toplam % 90 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakladır.
Bilindiği üzere, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, eldeki davada kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla o dosyada alınan kusur raporu da eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet kesinleşmiş ise ancak, güçlü teşkil edebilir. Öte yandan, ceza mahkumiyetinin kesinleşmesi halinde, ceza hakimi tarafından saptanan maddi olgular hukuk hakimini bağlayacağından, vardiya sorumlusu ve vinç operatörü oldukları anlaşılan diğer davalıların haklarında mahkumiyet kararı verilerek kesinleştiği anlaşılmakta olup, hükme esas alınan kusur raporunun bu davalılar hakkında bir irdeleme yapılmaması nedeniyle de, hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre; iş kazasının meydan geldiği iş kolunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşa ve iş güvenliği mevzuatına uygun kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/21931, K. 2012/21829, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama